Alintilar Logo

ALINTILAR

📜

Halka Duyurulur

Yükleniyor...

⚜️

Hoş Geldin

Hesabın var mı?

Binlerce alıntı seni bekliyor

I

Yeni Okur

Hemen ücretsiz katıl!

✨ Ücretsiz Katıl

🎉 1000+ okur aramızda

II
Kölelik Tarihi 6: Portekiz Köle İmparatorluğu - alıntıl - Mesut Karaşahan | Alıntılar
Kölelik Tarihi 6 : Portekiz Köle İmparatorluğu

Mesut Karaşahan

Kölelik Tarihi 6 : Portekiz Köle İmparatorluğu

"Kölelik Tarihi 6: Portekiz Köle İmparatorluğu - alıntılar Afrikalı Hıristiyan kralın feryadı: Asıl adı Nzinga Mbemba olan Kongo Kralı I. Afonso, babasıyla birlikte 1491’de Portekizli rahipler tarafından vaftiz edildi. Kongo’nun ilk Hıristiyan hükümdarı olan baba Nkuwu Nzinga veya Hıristiyan ismiyle I. João (telf. Juavn) öldüğünde Afonso 1506 veya 1507’de Kongo kralı oldu. Kral Afonso, iktidarı döneminde ülkesini Portekizli sömürgecilerin faaliyetlerine açtı. Roma Katolik Kilisesi’ni ülkenin başlıca dini kurumu haline getirdi. Oğlu Henrique Mvemba Kinu 1520’de piskopos oldu. Zamanla Kongo halkı köleleştirme faaliyetlerinden zarar görmeye başlayınca Afonso, Portekiz Kralı III. João’a müracaat etti, mükerrer mektuplar göndererek Portekizli köle tâcirlerinin aşırılıklarından şikayet etti. Köle ticareti ülke nüfusunu tehdit eder boyutlara ulaştığı için Portekiz kralının sürece müdahil olmasını rica etti. Afonso’nun 1526’da yazdığı mektuplara Portekiz kralının yıllarca cevap vermediği anlaşılıyor. (s. 111) Kongo Kralı Afonso’dan Portekiz Kralı III. João’a 6 Temmuz 1526 Efendim, Ekselansları bilmelidirler ki ülkemiz pek çok bakımdan büyük kayıplar yaşamaktadır. Hasarın ne kadar büyük olduğunu hesaplamamız mümkün değildir. Zira mezkur tüccarlar her gün yerli insanlarımızı, bu ülkenin oğullarını, soylularımızın, tebaamızın ve akrabalarımızın oğullarını alıp götürmektedirler. Efendim, yozlaşma ve ahlâksızlık o kadar büyük ki, ülkemiz nüfus kaybı sonucu bütünüyle ıssız bir yer haline gelmektedir. Ekselansları bu durumu onaylamamalı ve kabullenmemelidir. (s. 112) Meryem Anamız’la Yeni Dünya’ya yolculuk: Portekizliler köle gemilerine bazen dindarca isimler verdi. Ayrıca gemi mürettebatı arasında bir rahip bulundurmaya ve Katolik ayini için gümüş kadeh, özel ekmek, süslemeler vb. eşyalar taşımaya özen gösterdiler. Bu durum, bir taraftan köle ticaretinin gayriinsani ve gayriahlâki bir etkinlik oluşuyla, diğer taraftan gemilerdeki ağır koşullarla ciddi bir tezat oluşturdu. Dini motiflere ve argümanlara sığınmak, köle ticaretini zihinlerde meşrulaştırmanın veya teselli bulmanın bir yolu olarak görülmüş olabilir. Aşağıda seferlerin maliyeti incelenirken görüleceği üzere, rahibe ödenen ücret, geminin hekimine ödenen ücretle aynıydı. Bazı gemi adları, kayıtlarda yer aldığı üzere, İspanyolca versiyonlarıyla şöyledir: Nuestra Señora del Vencimiento : Zaferler Kazandıran Meryem Anamız, Nuestra Señora de la Piedad : Merhametli Meryem Anamız Nuestra Señora de la Concepción : Günahsız Meryem Anamız Nuestra Señora de las Nieves : (Yazın Yağan Mucizevi) Karlar Altındaki Meryem Anamız Nuestra Señora del Rosario : Tespih Çeken Meryem Anamız Bu isimleri taşıyan gemiler çoğu zaman köle ticaretinin yol açtığı trajik olaylarla, insanlık dışı muamele biçimleriyle kayda geçti. Afrikalı hür insanlar zincire vurularak Meryem Ana gemilerine dolduruldu. Memleketlerinden, aile ve akrabalarından koparıldılar, işkence ve ölüm tehdidi altında her türlü istismara maruz bırakıldılar. Kötü muamele, eziyet ve tecavüz bu gemilerde başladı. (s. 139) 1618’de Nuestra Señora del Vencimiento (Zaferler Kazandıran Meryem Anamız) adlı geminin seferi köle ölümleri nedeniyle trajik bir şekilde sonuçlandı. Kaptan Manuel Bautista Perez yönetiminde 25 Şubat 1617’de İspanya’nın Cadiz limanından hareket eden gemi Batı Afrika’da Cacheu ve muhtemelen diğer limanlarda köle almak için bir yıl kadar oyalandıktan sonra 2 Nisan 1618’de Cartagena’ya doğru yola çıktı. 150 ton ağırlık ve 21 kişilik mürettebatıyla 280 köle taşıma iznine sahip olmasına rağmen Afrika’dan 481 köle almıştı. Aşırı izdiham, hastalık, açlık ve susuzluk gibi nedenlerle yolculuk esnasında kölelerin yarıdan fazlası hayatını kaybetti ve Cartagena’ya sadece 220 köle varabildi. Nuestra Señora de la Piedad (Merhametli Meryem Anamız) sadece 60 tonluk bir gemi olmasına ve en fazla 180 tane köle taşıma ruhsatı bulunmasına rağmen 1620’deki seferinde Portekiz Ginesi’nden 640 köle aldı. Bu kölelerden 128 tanesi okyanus üzerinde hayatını kaybetti ve böylece 512 tanesi Cartagena’da karaya çıkabildi. Sağlıksız koşullar nedeniyle hastalanan kölelerden kaç tanesinin sonraki günler veya haftalarda Cartagena’da öldüğü bilinmemektedir. (s. 140)"

Fatma Gürsoy
Fatma Gürsoy
@fatma_gursoy 22 sa
1 beğeni
0 yorum
20 görüntülenme

Satır Arası Notlar

💬 0 Fısıltı

Henüz bir fısıltı bırakılmamış

İlk yorumu sen yap!

Hoş Geldin, Okur!