İnsanlar dünyayı üçboyutlu görüyordu. Bu da bir indirgemeydi. İnsan en nihayetinde sınırları olan, her şeyi genelleyen, otomatik pilotta yaşayan, zihnindeki dolambaçlı yolları düzleştiren bir yaratıktı ve tabii ki bu yüzden sürekli kaybolup duruyordu.
İnsan hayallerine doğru güvenle yürüdüğü ve hayalindeki hayatı yaşamak için çaba gösterdiği takdirde gündelik hayatın akışı içinde aklına dahi gelmeyecek bir başarıya ulaşacaktır.
Casus olmanın en zor yanı budur heralde, diye düşündü Nora. İnsanların kötü bir yatırım yaparcasına yükledikleri duygular. İnsan kendini dolandırıcı gibi hissediyordu.
Herhangi bir hayatta cidden mutlu olduğuma emin değildim.
Başarı ölçülebilecek bir şey, hayat kazanılacak yarış değildir. Bunların hepsi fasa fisodur aslında.
Başarı yalnızca bir yanılsama. Ha, üstesinden gelebileceğimiz şeyler de var tabi.. Mesela bende sahne korkusu var ama işte buradayım, sahnedeyim. Bakın... sahneye çıktım işte! Geçenlerde biri bana esas sorunumun sahne korkusu olmadığını söyledi. Esas sorunum hayattan korkmakmış. Ve biliyor musunuz? Gayet haklıydı. Çünkü hayat korkulacak bir şey;korkutucu olmasının bir nedeni var ve o neden şu:Hangi dalın gittiği yolu seçersek seçelim, yine o çürümüş ağacız. Ben hayatta çok şey olmak istedim. İstemediğim şey yoktu. Ama hayatınız çürümüşse, siz ne yaparsanız yapın, yine çürümüş olarak kalacak. Rutubet her şeyi baştan sona çürütür.
Hayat sadece yaptıklarımızdan değil yapamadıklarımızdan da oluşur. Ve yaşadığımız her an bir çeşit dönemeçtir.
Pişmanlıklar kaybolup gitmezdi. Sivrisinek ısırığı gibi değildiler. Sonsuza kadar kaşınırlardı.
Kütüphaneciler bilgili olur. İnsanı doğru kitaplara yönlendirirler. Doğru diyarlara. En iyi yerleri onlar bulur. Ruh kazanmış arama motorları gibi
Olmadığınız bir şeyi olmayı hedeflersiniz, başarısızlığa mahkumsunuz. Kendiniz olmayı hedefleyin. Kendiniz gibi bakmayı, davranmayı ve düşünmeyi hedefleyin. Kendinize en sadık versiyonunuz olmayı hedefleyin. Kendiniz olma haline kucak açın.Kendinizi onaylayın. Sevin. Bunun için çok çalışın. İnsanlar sizi küçümsediğinde ve sizinle alay ettiğinde, onlara kulak asmayın. Dedikodu çoğu zaman üstü örtük kıskançlıktır.
Ben yalnızca bugünü biliyorum. Bugüne dair bildiğim çok şey var. Ama yarın ne olacağını bilemem.
Benim kıymetimi ancak hayatından çıktığım zaman anlıyorsun ki bu hiç iyi bir özellik değil.
Buradaki bütün kitaplar, kütüphanedeki her kitap - biri hariç- senin hayatının birer versiyonu. Bu kütüphane senin. Bir tek senin için var. Anlamışsındır, herkesin hayatı sayısız farklı yöne doğru gitmiş olabilirdi. Bu kitaplıklardaki kitapların hepsi de zamanın aynı noktasından başlayarak senin hayatını anlatıyor. Şu andan. Gece Yarısından.
Ne kadar çok olasılık varsa, o kadar çok hayatın vardır.Farklı seçimler yaptığın hayatların vardır.Yaptığın farklı seçimler farklı sonuçlara yol açar.