Bahtsızlığın istilası zihnin direncini artırır; kibri katılaştırıp içgüdüleri körükler.
Her duygu kendisi olmayan şeyle yakınlık içindedir.
Zaman herhangi bir anlamsız iç çekişe şerh düşerek akar.
Yaşama arzusu sınırsız bir ıstıraptır, yine de bu ıstırap dolayısıyla katlanırız tüm diğer ıstıraplara.
Hayatta zahmetle çalışabilmemiz için kendimizi bedenen ve ruhen hayatın dalgalanmalarına terk etmemiz gerekir.
Ruh kural tanımaz; ayın altındaki bütün ahlak bozuklukları arasında onunkisi en büyüğü ve ehlileştirmeye en dirençlisidir.
İnsan sefaletin içindeyken zaruri olanı arzular; zaruri olana sahipse ihtiyacı arzular; duyduğu şeye sahipse gereksiz olanı arzular; gereksiz olana sahipse ahlaksızlığı arzular dolayısıyla da yeniden sefalete düşer.
Düşünceyle eylemin arasında bir uçurum vardır.
Kurt olmak isteyen kuzunun pişmanlığı; masalın tersine dönmüş kıssadan hissesi.
Herkes kendinde olmayan keskin dişlerin hayalini kurar.
Herkes kendinde olmayan keskin dişlerin hayalini kurar.
Hayat tehlikeli bir arenadır, ölümün ve tanrısallığın pençeleriyle kuşatılmıştır, birinin ya da diğerinin kurbanı olarak düşene dek bu arenanın ortasında çırpınıp dururuz.