Evlilikte önemli olan, eşlerin birbirini olduğu gibi kabul etmesi ve sevmesidir.
Erkek egemen toplumlar, güçlü ve bağımsız kadınlardan korkar; çünkü bilirler ki böyle kadınlar değişimi getirecek güce sahiptir.
Başkalarını azarlar gibi kendini azarla, kendini affeder gibi başkalarını affet.
Ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur
En güzel kavga hiç olmayandır.
Sevmek keman çalmak gibidir. Bilmeyen kötü sesler çıkarır.
Her şeyinle ona ait olduğunu sandığın kişiyi, her derdini anlattığın bir duvarı evin sandın.
Kaygılı bağlanan bireyler, genellikle terk edilme korkusuyla yaşarlar ve sürekli olarak partnerlerinin sevgisini sorgularlar.
Gerçek ilişki, kusurları kabul etmek ve birlikte büyümekle ilgilidir.
Sevgi teleskoptan bakar, kıskançlık ise mikroskoptan.
Sessizlikte varlığın vardır, konuşmada ise yokluğun.
İnsan seviyorsa iki şeyi asla yapmaz. Aldatmaz ve ağlatmaz. Çünkü aldatmak insan onuruna, ağlatmak ise insan yüreğine yapılmış en çirkin saldırıdır.
İlişkilerde en büyük baş belası sadakatsizlik.
Gerçekten gülmek istersen, ağlamayı öğrenmek zorunda kalacaksın.
Ne evlenmek ne de bekâr kalmak yanlıştır, önemli olan kişinin kendini en iyi hissettiği yolu seçmesidir.
Sokrates, insanın evlense de evlenmese de pişman olacağını söylemiştir. Ona göre, evlenmek veya evlenmemek insanın kendi tercihi olabilir, ancak her iki durumda da pişmanlık duyulacaktır.
Bekârlık ise genellikle geçici bir durum olarak görülür, bireyin evlilik yoluyla sosyal ve ekonomik güvenliğe ulaşması beklenirdi.
İnsanlar eşit oldukları, her iki tarafın da eşit düzeyde özveride bulunmaya hazır olduğu ilişkilere girilmeli. Biri gerçek aşk, öteki geçici ilişki arıyorsa olmaz.