Deniz o kadar durgundu ki, karıncalar bile su içerdi.
Olur böyle şeyler aldırma.
İnsanoğlu çok sıkışınca,
ne düşündüğünü,
ne yaptığını bilemez.
İçini çekti: “Benim başımdan neler geçtiğini kimsecikler bilemez.”
İnsanoğlu çok sıkışınca,
ne düşündüğünü,
ne yaptığını bilemez.
İçini çekti: “Benim başımdan neler geçtiğini kimsecikler bilemez.”
Bizim yaşadıklarımıza, gördüklerimize insanoğlu dayanabilir mi,
insanoğlu dayanıyor.
insanoğlu dayanıyor.
Bir insan bir insanın yüzüne karşı, hiç çekinmeden onu bu kadar överse işin içinde çok önemli bir iş var demektir.
İnsan ancak ölü bir insana bu kadar yaltaklanabilir.
İnsan ancak ölü bir insana bu kadar yaltaklanabilir.
Seher yeli ılık, tuzlu bir deniz kokusu getirdi kıyılardan, ot, kekik, adaçayı, çiçek kokusuna karışmış.
Gözlerinin önünden incenin incesi al bir çizgi uğunarak uçtu gitti.
Sen iyi bir adamsın.
"Onun için seni çok öldürmüşler.
"Onun için seni çok öldürmüşler.
Sağlıcakla kal, sen iyi bir adamsın.
Onun yüreğinin yerinde yürek yoktu...
Yüzünde de ne kadar çok acı vardı.
İnsanlar böyle uyurken bütün acıları, sevinçleri yüzlerine mi vuruyor acaba?
İnsanlar böyle uyurken bütün acıları, sevinçleri yüzlerine mi vuruyor acaba?