Hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir konu... İyi mühendis ve hekim çıkartıyoruz, ne var ki kültürel üretimimizde ciddi bir artış yok. Bizim artık buna odaklanmamız lazım. Sinemacı, tiyatrocu, müzisyen yetiştirmenin yollarını bulmalıyız.
Kabiliyetleri tespit eden, çocuklar ona göre yetiştiren bir sistem kurmamız gerekiyor. Hiçbir toplum yetenekli çocuklarını harcayacak yüksek sahip değildir.
Öğretmenler artık rol modeli, kanaat önderi olarak aramızda değil.Acilen ve de bir lider olarak geri dönmeleri gerekiyor
.
.
Entelektüel, üstüne vazife olmayan işlerle ilgilenen kişidir. Örneğin mesleği kimyacılıktır ama coğrafya veya tarihle de uğraşır, resim yapar. Bu iş öteden beri böyledir. Kendi dünyasının dışıyla ilgilenendir entelektüel.
Herkes hukukçu olacak diye bir kaide yoktur. Bizim muslukçu da yetiştirmemiz gerekir. Bir muslukçu bazen bir hukukçudan fazla işe yarar.
Demem o ki, akademisyenimizde de, esnafımızda da, ustamızda da, işçimizde de, velhasıl pek çoğunuzda iş ahlakı açısından sorun var; bu konuda iyi değiliz. Söz konusu ahlakı yerleştirmede başarısız olduk; yapamadık, bu sorunun üstesinden gelemedik.
İstanbul'u esasında göç bitirdi.
Yalnız kalmayı öğrenirseniz, düşünmeyi de öğrenirsiniz.
“Bunca yıldan, bunca tavsiyeden çıkardığım kanaat şudur: özel hayatınızla ilgili kimseyi dinlemeyeceksiniz! Anneniz babanız dahil.”