İnsanlığı, inceliği biraz bilseydiniz,
Beni böyle kırmaz, incitmezdiniz.
Beni böyle kırmaz, incitmezdiniz.
Korkarım geceyi uyanık geçirip sabaha uykulu gireceğiz.
Yüce Lordum, ben de onun kadar soyluyum,
Onun kadar varlıklıyım; sevgimse onunkinden fazla,
Geleceğim en azından Demetrius’unki kadar parlak;
Ve her şeyden önemlisi, beni seviyor güzel Hermia da.
Peki, ben neden kullanmayayım bu hakkımı?
Onun kadar varlıklıyım; sevgimse onunkinden fazla,
Geleceğim en azından Demetrius’unki kadar parlak;
Ve her şeyden önemlisi, beni seviyor güzel Hermia da.
Peki, ben neden kullanmayayım bu hakkımı?
Melankoli nöbetleri, hayaller ve iç çekmeler,
Arzular ve gözyaşları zavallı âşıkların kaderi.
Arzular ve gözyaşları zavallı âşıkların kaderi.
HELENA
Öleceksem eğer,
Sevdiğimin ellerinde can veririm.
Öleceksem eğer,
Sevdiğimin ellerinde can veririm.
HERMIA:
Töreyi gözeterek benden biraz uzakta yat.
Erdemli bir bekarla el değmemiş bir genç kıza
Bu kadarcık ayrılık daha çok yakışır.
Töreyi gözeterek benden biraz uzakta yat.
Erdemli bir bekarla el değmemiş bir genç kıza
Bu kadarcık ayrılık daha çok yakışır.
Ah, Helen, tanrıçam, peri kızım, muhteşem meleğim!
Gözlerinin güzelliğini neyle karşılaştırabilirim ki sevgilim?
Kristaller donuk kalır onların yanında.
O dudakların yok mu, birer öpülesi kiraz, coşturuyor karımı!
Torosların doruğunda batı rüzgarıyla elenen bembeyaz kar,
Utancından kararır sen elini kaldırınca.
Gel, öpeyim seni, saf beyaz prenses, mutluluğun yadigarı.
LYSANDER
Çek pençelerini üstümden, sırnaşık kedi!
Beni rahat bırak, yoksa fırlatırım seni,
Bir yılanı attığım gibi.
HERMIA
Neden bu kadar kabalaştın?
Nedir sendeki bu değişim, tatlı sevgilim?
LYSANDER
Sevgilin mi? Defol buradan, kavruk Tatar!
Git buradan, iğrenç büyücü! Zehirli yılan!
Çek pençelerini üstümden, sırnaşık kedi!
Beni rahat bırak, yoksa fırlatırım seni,
Bir yılanı attığım gibi.
HERMIA
Neden bu kadar kabalaştın?
Nedir sendeki bu değişim, tatlı sevgilim?
LYSANDER
Sevgilin mi? Defol buradan, kavruk Tatar!
Git buradan, iğrenç büyücü! Zehirli yılan!
Kıskançlıktan çatlıyor Oberon hazretleri.
“Asla buluşmuyorlar… buluştuklarında tartışmıyorlar ama düşmanca bir tavır alıyorlar birbirlerine.”
“Asla buluşmuyorlar… buluştuklarında tartışmıyorlar ama düşmanca bir tavır alıyorlar birbirlerine.”
Ben senin efendin değil miyim?
“Gecelerin neşe kelebeğiyim ben.”
“Gecelerin neşe kelebeğiyim ben.”