Evet. Ölüm.
İnsanın Tanrı'sına kavuşması.
O en kutsal an...
Tanrıya ulaşılan en kutsal an.
Varoluşun tek gerçek anı.
Ölüm...Tanrıyla birleşme.
İnsanın Tanrı'sına kavuşması.
O en kutsal an...
Tanrıya ulaşılan en kutsal an.
Varoluşun tek gerçek anı.
Ölüm...Tanrıyla birleşme.
Bulutları dağıtmak, güneşi avuçlamak, çocuklarla tepelerde koşmak, ağaçları, rüzgarı, güneşi, yağmuru, insanları onlarla birlikte yaşamak istiyorum.
Düşünce ve davranışlarım küçük burjuva özgürlüklerinin sıkıcı sınırlarını yıkmaktan öte bir anlam taşımaz.
Uzun süre yalnız güneşin doğuşunu, batışını, bulutların rüzgarla birlikte koşuşunu, yağmurlu, yağmurdan sonra çok ender görülen gökkuşağını ve gökkuşağının mora bürüdüğü denizleri, dilediğimce seyretmek isterdim. Oysa koşullandırılmış bir büyük kentliyim.
Oysa ben henüz taşra bahçelerinin erik ağaçları altındaki durgunluktayım.
Bir şeylere açılmak, bir yerlere koşmak, dünyayı kavramak istiyorum. Dünya'nın bize yaşatılandan, öğretilenden daha başka olduğunu seziyorum.
- Sana ne oldu? Sensiz yaşayamam.
- Yaşarsın. Herkes herkessiz yaşayabilir.
- Yaşarsın. Herkes herkessiz yaşayabilir.
Bazı kitaplar, gerçek yaşamdan daha duyarlı, daha büyük boyutlara götürüyor beni.