Her şeyin Du kadar EĞLENCELİ görünmesinin nedeninin gerçek
AİLELERİ göstermemeleri olduğunu fark ettim.
AİLELERİ göstermemeleri olduğunu fark ettim.
Köpekbalıklarının kayalıklara
yaklaşmadıklarını söyledi. Ben de, eğer savunmasız bir ailenin yakınlarında yüzdüğünü fark ederlerse, bir istisna yapabileceklerini söyledim.
yaklaşmadıklarını söyledi. Ben de, eğer savunmasız bir ailenin yakınlarında yüzdüğünü fark ederlerse, bir istisna yapabileceklerini söyledim.
Ancak şunu da öğrendim:
Güzel olan hiçbir şey SONSUZA dek sürmüyor.
Güzel olan hiçbir şey SONSUZA dek sürmüyor.
Buranın CENNET olduğunu sanıyordum ama
tam bir KÂBUSTU.
tam bir KÂBUSTU.
Merak ettiğim şuydu: Eğer köpekbalıklarıyla dolu sulara inersek, düdüğü çalmak iyi bir fikir olur muydu? BENCE o zaman köpekbalıklarını bedava bir ziyafete davet ediyor olurduk.
Uçmanın eğlenceli dir şey olauğu söylenir değil mi? Ama insanların yüzlerinde hiç de eğlenmiş gibi bir ifade yoktu.
Tanrı bize de büyük BEYİNLER vererek bu
durumu telafi etmiş bence. Ama seçme hakkı bana kalsaydı, ben herhâlde DİKENLERİ seçerdim.
durumu telafi etmiş bence. Ama seçme hakkı bana kalsaydı, ben herhâlde DİKENLERİ seçerdim.
Ama sıra insanları yaratmaya geldiginde, insanlara verilecek doğru dürüst bir şeyin kalmadığı anlaşılmış.
- İyi şanslar
- İyi şanslar
Düşündüm de Tanrı hayvanları yaratırken kendilerini
savunabilmeleri işin hepsine havalı özellikler vermiş:
kabuklar, pençeler, dikenler...
savunabilmeleri işin hepsine havalı özellikler vermiş:
kabuklar, pençeler, dikenler...
Madem cennetten vazgeçiyorsun, bari ÇİKOLATA işin yap bunu, değil mi?
BEN olsam bir meyve için cenneti riske atmazdım,
Hatırladığıma göre, Ademle Havva cennetten kovulmuştu çünkü ikisinden biri yasak ağaçtan bir elma koparıp yasağı ciğnemişti galiba.
Cennet" dedikleri yerin nasıl bir şey olduğunu her
pazar gittiğim din derslerinden biliyordum. Ben de bu kamp yerinin cennet gibi olabileceğini düşündüm.
pazar gittiğim din derslerinden biliyordum. Ben de bu kamp yerinin cennet gibi olabileceğini düşündüm.