Bir kız çocuğuydu. Büyümek istemiyordu, güçlü olmak da. Hiçbir şey olmak sorunda hissetmek istemiyordu.
Ya ömrün boyunca çok iyi tanıdığın insanlar sen ortalıkta yokken başka birilerine dönüşüyorlarsa?
Her şey yolundaymış gibi geçen günlerde aslında bir şeylerin eksik olduğu ya da ters gittiğini fark etmek...
Bu sevgi sağanakta sığınılan bir çatıya duyulan minnettarlığa benziyordu, çatının hangi malzemeden yapıldığının önemi yoktu. Oysa kendi sevgisi onu adeta boğuyordu.
İnsanlar arkadaş edindikleri de çoğu zaman sadece henüz küsmedikleri birini kastediyorlar, hayatlarında gerçek anlamda var olan birini değil.
Çünkü bahsettikleri şey, kendini yola atan, bir an için de olsa kendini öldürmek isteyen bir kadının kelimelerle ifade edilemeyecek kederiydi.
Çünkü vücudunuzda bir kitle bulduğunuzda peşinden ne geleceğini herkes bilirdi ve kan tükürmek filmlerde birinin öleceğinin malum işaretiydi.