Dram türünün özünde kriz öğesinin bulunduğu söylenir.
“Oyunun özü kendini gerçekleştirirken biçimlenmekte, biçim özün gereği olarak yoğun, birlikli ve gerilimli olmaktadır.”
“Oyunun özü kendini gerçekleştirirken biçimlenmekte, biçim özün gereği olarak yoğun, birlikli ve gerilimli olmaktadır.”
Tiyatro seyirciyi de içeren bir bütüncül yaşantı olmalıdır.
“Önemli olan oyuncunun ne söylediği değil, seyircinin ondan ne anladığıdır.”
“Önemli olan oyuncunun ne söylediği değil, seyircinin ondan ne anladığıdır.”
“Sanatçı, gerçekleri olduğu gibi değil, olması gerektiği gibi taklit eder.”
“Tragedyanın ödevi… acıma ve korku duyguları ile ruhu tutkulardan temizlemektir.”
“Sanat, ölümsüzlüğe kavuşma isteğinin ürünüdür.”
“Aristoteles’e göre, tragedya sanatını zenginleştiren araçlar arasında dilden sonra en önemlisi müziktir.”
Yaşamın kendi de bir oyun olduğundan, tiyatro oyun içinde oyun sunar.
“İyi bir insan… bilmeden yaptığı bir hata yüzünden yıkıma uğrar.”
“Hareketin taklidinde dil ve görüntü ile beraber müzik üçüncü anlatım aracıdır.”
Göz görür, kulak duyar…
ama ruh, müzikle anlar.
ama ruh, müzikle anlar.