Allah bütün âlemin
mutlu olmasını dilemiş olsaydı, mutlu olur, bütün âlemin bedbaht olmasını dileseydi
hiç birisi mutlu olamazdı. Fakat
Allah öyle bir şey dilememiştir. Dolayısıyla her şey O ’nun istediği gibi olmuş, dünyada ve kıyamet gününde bir kısmı mutlu, bir kısmı bedbaht olmuştur. el-Kadîm’in verdiği
hükmün değiştirilmesi imkânsızdır.
mutlu olmasını dilemiş olsaydı, mutlu olur, bütün âlemin bedbaht olmasını dileseydi
hiç birisi mutlu olamazdı. Fakat
Allah öyle bir şey dilememiştir. Dolayısıyla her şey O ’nun istediği gibi olmuş, dünyada ve kıyamet gününde bir kısmı mutlu, bir kısmı bedbaht olmuştur. el-Kadîm’in verdiği
hükmün değiştirilmesi imkânsızdır.
Yaratan bilmez mi? O latîf ve her şeyden haberdardır.’
... davranışımız, yazılmış bir tanıklıktır ve ondan sorumlu tutulacağız. Allah şöyle
buyurur: ‘Onların tanıklıklarını yazacağız ve onlar sorumlu
olacaklardır. ’
buyurur: ‘Onların tanıklıklarını yazacağız ve onlar sorumlu
olacaklardır. ’
Senin varlığın Allah’tan ve O’nun güç yetiren ve kendisine dayanılan olmasından değil mi? Senin O’nun hükmüne konu olman, O’nun bilen diye nitelenmesi yönünden değil mi? Senin başka bir şeye değil
de, belirli bir işe tahsis
edilmişliğin O’nun irade eden ve bilinen olması yönünden değil mi?
de, belirli bir işe tahsis
edilmişliğin O’nun irade eden ve bilinen olması yönünden değil mi?
Allah âlemi son
derece kusursuz yaratmış, Ebû Hamîd’in (İmam Gazali) imkân hakkında dediği gibi,
ondan daha güzeli olmamıştır.
derece kusursuz yaratmış, Ebû Hamîd’in (İmam Gazali) imkân hakkında dediği gibi,
ondan daha güzeli olmamıştır.