Saçlarınla gecem ol, yıldızım ol, ayım ol. Sonra gün doğsun gözlerinde. Güneşim ol, gökyüzüm ol.
Saymayı mutsuzlar değil, sürekli hayatından gidenleri bekleyen ben bulmuş olabilirdim.
Bir kadının kendine yapacağı en büyük kötülük, sadakat duygusu olmayan ve zerre kadar bile güvenmediği bir adamın eline bütün hayatını gözü kapalı bırakmasıdır.
Anılar, kurumuş bir nehir yatağı gibiydi. Akmıyordu ama izleri yerli yerindeydi.
Bir kadının penceresini dünyaya açan ilk el babasıdır.
O hangi pencereyi açar, gökyüzünü hangi renge boyarsa öyle görürsün dünyayı da bütün erkekleri de. Ölene kadar hem de.
O hangi pencereyi açar, gökyüzünü hangi renge boyarsa öyle görürsün dünyayı da bütün erkekleri de. Ölene kadar hem de.
Aşk, kendinde gördüğün eksikliği, sevdiğin kalple tamamlamak değil miydi?
Hayatında ilk defa yaptığı aşk itirafı ile beraber eli bağrında, yüreğindeki boşluklara adını yazdığı en uygun kelimenin sızısı ile öylece kalakaldı.
Olağan döngünün dışında akan her olay, derin bir şaşkınlık bırakırdı insanın üzerinde.