Mutlu sonlar masallar, mutsuz sonlar hikayeler içindir, derler. Çünkü masallar hayal, hikayeler gerçektir. Bilmedikleri şey ise şudur: Hayaller, gerçekleşme ihtimali olan hikayelerdir.
Bahçıvan bir toprağa çiçek ektiyse, açan çiçek de ona su vereni, herkes "sıradan bir çiçek" deyip üstüne basıp geçerken, onunla konuşanı, ezmeyi bırak; dokunmaya bile kıyamayanı bilmeliydi.
Geçmiş, akıp giden, asla tutamayacağımız bir nehirdi. Ona sadece elimizi daldırabilirdik. Tutamazdık. Avucumuza alamazdık. Sadece tenimizde kalan ıslaklığından fark edebilirdik varlığını. Ta ki o da kuruyana kadar.
Tıpkı unutmak gibi.
Tıpkı unutmak gibi.