Sanıyor musun ki sevdiklerimiz ölünce bizi gerçekten de terk ederler? Zora düştüğümüzde onları her zamankinden de berrak bir şekilde hatırlamadığımızı mı sanıyorsun?
(...) kendine bir faydası olduğunu görmediğin sürece hayatında kimse için bir şey yapmadın.
(...) çaresizliği izlemek, gözyaşlarını izlemekten de zordu.
(...) beynin ve kalbin çalışmayı sürdürdükçe ruhsuz da varlığını sürdürebilirsin. Ama artık hiçbir benlik duygun, hafızan... hiçbir şeyin olmaz. Düzelme şansın sıfırdır. Sadece var olursun. Boş bir kabuk gibi. Ve ruhun da ebediyen gider... kaybolur.
Ben kimim ki kaderin çağrısını reddedeyim?
Birileri olsun ki, bütün mutluluklarını çekip alsınlar, sülük gibi.
Darmadağın olmayı kaldıracak halim yok. Kendimi toparlamalıyım...
Kendi kendine düşünebilen bir şeye, beyninin nerede saklı olduğu-nu göremiyorsan, güvenme.
Aslında tutsakları içeride tutmak için duvarlara ve denize ihtiyaçları yok. Çünkü zaten hepsi kendi kafalarının içinde kısılmış durumdalar, neşeli tek bir şey düşünebilecek durumda değiller. Çoğu birkaç haftada çıldırıyor.
Bu bize, en fazla korktuğun şeyin korku olduğunu ima ediyor. Çok akıllıca, Harry.
Zihinlerinizi genişletin canlarım ve gözlerinizin dünyevi olanın ötesini görmesine izin verin!
Ruh emici'ler bulundukları yerdeki mutluluğu emip alıyorlar.
Beni öldürmek istediğini bildiğim birini neden arayayım?
(...) normalde uzak durmak isteyeceğin kişilerle güç birliği yapman gerekir bazen.
Onlar mı?!" dedi Stan küçümseyen bir tavırla. "Onlar dooru dürüs dinlemezler, di mi? Dooru dürüs bakmazlar da ayrıca. Hiçbişiyin farkına varmaz onlar.
Her şey kanda biter, (...)
Kötü kan kendini belli eder.
Kötü kan kendini belli eder.
Eğer insanın içinde bir çürüme varsa, kimsenin elinden bir şey gelmez.
Her şeyden önce, yaz tatilinden yılın başka herhangi bir zamanından nefret ettiğinden daha fazla nefret ediyordu.