Anladım elmayı ısırınca, çünkü hatırladım. Hatırladıkça anlarmış insan. Unuttukça tükenirmiş. Çöktüm dizlerimin üstüne pansiyon odasında. Dua ettim;
Allah'ım bana onu unutturma. Allah'ım acıya, derde, kedere razıyım, bana aşkımı unutturma. Allah'ım yanmaya, paralanmaya, ufalanmaya razıyım, bana kendimi unutturma. Amin.
Allah'ım bana onu unutturma. Allah'ım acıya, derde, kedere razıyım, bana aşkımı unutturma. Allah'ım yanmaya, paralanmaya, ufalanmaya razıyım, bana kendimi unutturma. Amin.
Allahım unutturmuş bana acımı, şükür, ama. yapan çektiği acılarıymışsa...
Acıyı unutursun acı diner de, hayattan acıyı çıkar, geriye ne kalır ki?
Sabaha kadar dualarla acı dinsin diye unutmayı dilenmişsem yüce Mevlâ'mdan.
O da kabul etmişse dualarımı, unutturmuşsa, acımı dindirmişse sabah uyandığımda.
Acı diner.
Unutursun acı diner.
O da kabul etmişse dualarımı, unutturmuşsa, acımı dindirmişse sabah uyandığımda.
Acı diner.
Unutursun acı diner.
Allah'ım bana unuttur.
Allah'ım unuttur bana.
Unuttur bana Allah'ım.
O'nu unuttur Allah'ım bana.
Allah'ım unuttur bana.
Unuttur bana Allah'ım.
O'nu unuttur Allah'ım bana.
Aşk derdimizdi ve yani derdin devası da aşktı vesselam.
Elbette dönüştüm, zaman dönüştürür, değiştirir. Bir an önce ben hiçbir şeyden korkmam diyen, bir an sonra korkudan küle dönüşür. Nice güzel ben âşık olmam der de, ne âşık olması, aşk olur da çölde kuma dönüşür. Mutluluk bir kıvılcımla tükenir, acı bir tebessümle diner. İnsan değişmem dedikçe değişerek insana dönüşür. Ben de dönüştüm...
Ah cahil çocuk, her şeyi bildiğini sanıyordu, bilmediklerini bile bildiğini sanıyordu, bilmediklerini düşünerek bulacağını sanıyordu, çünkü her şeyin bilinebilir olduğunu sanıyordu. Gaybdan haberi yoktu.
İnsanların binlerce yıldır aynı şeyle mutlu olduğunu, aynı şeyle üzüldüğünü, aynı şeylerle kahrolup, aynı şeyler nedeniyle delirdiğini bilmiyordu. Dudaklarını büzdü.
Hakikat diken gibi batar evladım, yanlışa giden doğru insanı acıtır, hatta kanatır.
Yürümekten nefret ederim. Biz her yere uçarak gideriz. Ama dünyada yapamam bunu, insan garip bir tür. Uçtuğumu görürlerse önce bana tapar, sonra da taşlayarak ya da yakarak öldürürler.
Kelimeler bazı anlamlara gelmiyor
Bizim her on senede bir yapılan darbelerimiz, gerçi en son bir köklü bir darbe yaptılar, bin seneye niyetlenerek, akabinde Galatasaray uefa kupasını aldı, sonra milli takım dünya kupasında üçüncü oldu...
Ne bileyim ben. Huzursuz değilim işte, bunu biliyorum. Sebebi de basit aslında. Kendi hakkımda bir şey bilmiyorum ki huzursuz olayım. İnsan kendisini tanımaya başladıkça huzursuzlukla tanışır, insan kendisini keşfederken acıya dokunur.
Kendimi iknaya çalışıyorum ve bunu fark etmek çok kötü. İnsan kendisini ikna etmeye çalıştığını fark ederse, kendisini nasıl ikna edebilir ki?
İnsanın kendini bilmemesi kadar kötü bir şey yok, diye söylendim sonra da. Haddini bilmeyene haddi bildirilir de kendini bilmeyene ne bildireceksiniz...