Yarın akşam uçakla geliyorum.
Beni karşılar mısın?"
"Nasıl tanıyacağım seni?"
"Beyaz bir gül takacağım.
Beni karşılar mısın?"
"Nasıl tanıyacağım seni?"
"Beyaz bir gül takacağım.
Evet, bir süredir yazışıyoruz.
Şiirlerimden hoşlanıyor.
Şiirlerimden hoşlanıyor.
Hayatımda tanıdığım bütün erkelerden daha masum bir halin var.
Evli olmadıklarında bile insanların birbirlerine sadık olmaları gerekebiliyordu.
Sen hiç evlendin mi?"
"Evet."
"Ne oldu?"
"Zihinsel işkence.
"Evet."
"Ne oldu?"
"Zihinsel işkence.
“Dudakları açık ve tutkulu, bir çiçek gibi dışa doğru itilmişti.”
Hiçbir zaman bilemedim kadınlara ne diyeceğimi.
Hiçbir zaman bilemedim kadınlara ne diyeceğimi.
İnsanın bütün organlarını devreye sokuyordu yine.
“Haftada en az bir kez ayrılıyorduk — ‘sonsuz’a dek — ama sonra yine barışıyorduk.”
“Haftada en az bir kez ayrılıyorduk — ‘sonsuz’a dek — ama sonra yine barışıyorduk.”
O dünyanın en çirkin erkeği.
“Uyku, yemek ve yatakta uzanıp sevişmek…
bütün yaptığımız bundan ibaret.
Salyangozlardan farkımız yok.”
“Uyku, yemek ve yatakta uzanıp sevişmek…
bütün yaptığımız bundan ibaret.
Salyangozlardan farkımız yok.”