Varlığımızın en güçlü yanı hiç şüphesiz kendimize yabancılaşmadan, biricik bireyler olarak hayatımızı südürebilmemizdir.
“Bana gelince, karmakarışık duygulara gark olmuştum; hayatının böyle bir arada yitip gittiğini ve dağıldığını görmek hem hüzün, hem absürt, hem de kafa karıştırıcıydı.”
Hafızam, Bayım, sanki bir çöp yığını...
“Acı çekiyor musun?”
“Çektiğimi söyleyemem.”
“Peki, hayattan zevk alıyor musun?”
“Aldığımı söyleyemem…”
“Çektiğimi söyleyemem.”
“Peki, hayattan zevk alıyor musun?”
“Aldığımı söyleyemem…”
Bir insanı tanımak istediğimizde, onun hayat hikayesi, en derin,
gerçek hikayesi nedir diye sorarız.
Çünkü her birimiz bir biyografiden ibaretiz.
gerçek hikayesi nedir diye sorarız.
Çünkü her birimiz bir biyografiden ibaretiz.
Televizyonu açıp sesini kıstım ve kanalın birinde eski bir
Bette Davis filmi buldum.
Bir aşk sahnesi başlamıştı.
Bette Davis filmi buldum.
Bir aşk sahnesi başlamıştı.
Nörolojik ölçme aletlerim arasında Platonik cisimler taşırım.
Muayeneye bu cisimlerle başladım.
Muayeneye bu cisimlerle başladım.
Bir yandan karısını şapka sanırken, diğer yandan nasıl oluyordu da müzik okulunda basbayağı öğretmenlik yapmaya devam edebiliyordu?
Epileptik deşarj veya uyarım sırasında hatırlanan bazı önemsiz şarkı ve olayların hasta açısından duygusal bir öneminin olduğunu düşünmek, bu ihtimalin yeterince farkında olunsa bile çok zordur.
Garip bir duygusallık, bazen nostalji, "anımsama" ve yoğun bir koku halūsinasyonuyla birlikte déjà vu duygusu, yaklaşık yüz yıl önce ilkin Hughlings Jackson tarafından tarif edilen bir çeşit temporal lob epilepsisi olan "unsinat nöbetleri"nin ayırt edici özellikleridir.
Genellikle deneyim oldukça özeldir ama bazen koku duyusunda genel bir güçlenme (hiferozmi) de deneyime eşlik eder.
Genellikle deneyim oldukça özeldir ama bazen koku duyusunda genel bir güçlenme (hiferozmi) de deneyime eşlik eder.
Ilkel "koku beyni"nin (rinenkefal) evrimsel bir parçası olan uncus, tüm duygusal halleri belirleme ve düzenlemede kritik bir rol oynadığı giderek daha çok kabul gören limbik sistemin tamamıyla işlevsel olarak bağlantılıdır.
Uncus bölgesinin hangi sebeple olursa olsun uyarılması yoğun bir duygusallığa ve duyuların keskinleşmesine neden olur.
Bu konu hayret verici sonuçlarıyla birlikte David Bear (1979) tarafından ayrıntılarıyla incelenmiştir.
Uncus bölgesinin hangi sebeple olursa olsun uyarılması yoğun bir duygusallığa ve duyuların keskinleşmesine neden olur.
Bu konu hayret verici sonuçlarıyla birlikte David Bear (1979) tarafından ayrıntılarıyla incelenmiştir.
Klasik bilimin somutlukla işi yoktur; keza somutluk nöroloji ve psikiyatride de aynı ölçüde önemsiz görülür.
Müziğin, anlatının ve tiyatronun gücünün gerek teorik gerekse pratik açıdan büyük bir önemi vardır.
Bunu IQ'su yirminin altında olan ve ciddi ölçüde hareket zorluğu ve akıl karışıklığından mustarip idiotlarda bile görebilirsiniz.
Bu kişilerin düzensiz hareketleri müzik ve dansla aniden bir dengeye oturur, müziği duyduklarında nasıl hareket edeceklerini bilirler.
Bunu IQ'su yirminin altında olan ve ciddi ölçüde hareket zorluğu ve akıl karışıklığından mustarip idiotlarda bile görebilirsiniz.
Bu kişilerin düzensiz hareketleri müzik ve dansla aniden bir dengeye oturur, müziği duyduklarında nasıl hareket edeceklerini bilirler.
"Onun için hiçbir yüz aşina değildi; yüzleri birer nesne gibi, tek tek hatları üzerinden analiz ediyordu.
"Müzik durduğunda, dünyası da duruyordu. Giyinmek, yemek yemek, hareket etmek...
Hepsi bir iç melodiyle mümkündü.
Hepsi bir iç melodiyle mümkündü.
“Vücudumuzun hareketini sürekli kontrol eden ama bilinçdışı kalan bir duyusal akış vardır.”
“Sahip olduğumuz şey değil… sorgulamadığımız şeyiz.”
Beden, varlığını unutturduğu sürece görünmezdir.