Kişi mutlu görünüyorsa, insan bu durumdan gönülden mutluluk duyabilir. Sevgi budur. İnsanların birbirlerini kısıtladıkları ilişkiler eninde sonunda bozulur.
Ama insana yalnız hissettiren şey tek başına olması değildir. Yalnızlık çevrende insanlar varken, toplum ve topluluk hayatı yaşarken, onlardan dışlanmış hissetmektir. Kişinin kendini yalnız hissedebilmesi için başkalarının olması gerekir. Yani kişi ancak sosyal bağlamlarda "birey" haline gelir.
Mutsuzluğunu geçmişine ya da çevrene yıkamazsın. Aslinda beceriksiz değilsin. Sadece yeterli cesaretin yok.
Yaşam tarzımızı değiştirmeye çalıştığımızda, cesaretimizi sınarız. Değişim kaygı yaratır, değişmemekse hüsran. İkincisini seçtiğinden eminim.
Şu anda mutsuz olmanın nedeni senin “mutsuz olmayı" seçmiş olman. Talihsiz koşullarda dünyaya gelmiş olman değil.
Önemli olan, kişinin neyle doğduğu değil o malzemeyi nasil kullandığıdır. Y ya da başka biri olmak istiyorsun çünkü doğuştan gelen şeylere odakanıyorsun. Bunun yerine elindeki malzemeyle neler yapabileceğine odaklanman gerek.