Beni anlamıyorlardı zararı yok.
Zaten beni daha kimler anlamadı.
Zaten beni daha kimler anlamadı.
Ne olurdu benim de kelimelerim olsaydı; bana ait bir cümle, bir düşünce olsaydı.
Bir ağacı, kuşu filan seyrederken değil, düşünürken sevmiştim.
Bir yerden sevmeye devam edebilir miydim?
Çünkü sevmek, yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi.
Ya hiç sevmemişsem bugüne kadar?
Bir kitaba yeniden başlamak gibi, sevmeye yeniden başlamak pek kolay sayılmazdı herhalde.
Çünkü sevmek, yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi.
Ya hiç sevmemişsem bugüne kadar?
Bir kitaba yeniden başlamak gibi, sevmeye yeniden başlamak pek kolay sayılmazdı herhalde.
Düşünme! dedim kendi kendime, düşünme.
Düşünmeyi bile bilmiyorsun.
Önündeki işe devam et:
Birbirine benzemeyen fotoğraflarını yapıştır yan yana,
bir işi de sonuna kadar götür.
Ölmezsin ya.
Düşünmeyi bile bilmiyorsun.
Önündeki işe devam et:
Birbirine benzemeyen fotoğraflarını yapıştır yan yana,
bir işi de sonuna kadar götür.
Ölmezsin ya.
Terbiyemin biraz bozulduğunu itiraf etmeliyim.
Demek ki kibarlığım da göstermelikmiş.
Demek ki kibarlığım da göstermelikmiş.
Yalnızlığa dayanmanın en önemli şartı, her şeye karşı hazırlıklı bulunmaktır.
Ayrıca ihtiyatlı olmalı; insan, kafasındaki meseleyi durmadan düşünmeli ki sonuçla birdenbire karşılaşmasın.
Acaba iyi bir şey olacak mı?
Hayır dedim kendime.
İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı.
Hayır dedim kendime.
İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı.
Uyumaya hak kazandığıma karar verdim sonunda.
Uyku, zamanımın dörtte birini, dakikaları saymadan geçirmemi sağlıyordu.
Uyku, zamanımın dörtte birini, dakikaları saymadan geçirmemi sağlıyordu.