İstanbul şehrinin göğünü çok ucuza cennet karşılığı alınıp bırakılmış kuşlar doldurur.
Niye böylesine insanlar insanlığı unuttular?
Ben bu kadar ömür yaşadım, bu kadar insana yakın, candan, sıcacık, insandan daha insancıl bir kuş görmedim.
O zamanlar insanlar, daha iyiydiler denemez, kim bilir, ama daha başkaydılar. Belki de kuşları daha çok seviyordular...
Şimdi, şu İstanbul’da her hangi bir güzellik, iyilik, sevinç verecek bir olay üstüne böylesine ağız dolusu bir sevinçle gülecek bir kişi var mı?
Heceleyerek bir tamam okuduğu yazı şöyleydi: Cehennem yerinde hiç ateş yoktur, herkes ateşini buradan götürür…
Herkes ateşini buradan… Buradan… dedi kendi kendine.
Herkes ateşini buradan… Buradan… dedi kendi kendine.
İnsanlık öldü mü?" dedim.
"Yok," dedi, "Ölmedi, ölmedi ama, bir şeyler oldu, başka bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde?
"Yok," dedi, "Ölmedi, ölmedi ama, bir şeyler oldu, başka bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde?
O parlak ışığı göremiyorsak, gözümüz içimizin karanlığındadır.