Yaşama sevgi beslemeyen varlık, yok olma yoluna girmiş demektir.
— Martin Eden / Jack London
— Martin Eden / Jack London
Bu kapkaranlık dünyada üzerime düşen ışıksın sen...
Yıldızlara varmak üzere yola çıkmış ama salgın hastalık saçan bir bataklığa inmişti.
Senin de fikirlerin, tıpkı giysilerin gibi başkaları tarafından üretilmiş.
Ben kendi beğenimi insanlığın ortak yargılarına göre şekillendiremem. Eğer bir şeyi beğenmiyorsam beğenmiyorumdur.
Kendi başının çaresine bakmış bir kızın gözleri yumuşak ve kibar olmaz.
Seni kitap okuyan insanlarla tanıştıracağım. Hayat, ancak böyle insanlarla bir araya geliyorsan yaşanmaya değer olur.
Bir kadının yüzüne bakıp sarhoş olacağımı hiç sanmazdım.
Bir sürü kitap okudu ama içindeki huzursuzluk azalmak yerine daha da büyüdü.
Yaşam acı veren bir bitkinlik halini aldığında ölüm, sonsuz uykusuyla bütün acıları dindirmeye hazırdı.
Güzelliği, onun hatırı için sev.
Kitap okuyorsun ve kendini bir yalnızlığın ortasında buluyorsun.
Artık kendini yalnız hissetme diye bu gece seni kitap okuyan başka insanlarla tanıştıracağım.
Artık kendini yalnız hissetme diye bu gece seni kitap okuyan başka insanlarla tanıştıracağım.
Seni kitap okuyan insanlarla tanıştıracağım. Hayat, ancak böyle insanlarla bir araya geliyorsan yaşanmaya değer.
Kitaplarla, resimlerle, güzel şeylerle dolu olan, insanların alçak sesle konuştukları, kendilerinin ve düşüncelerinin temiz olduğu bir havayı solumak istiyorum.
Bir taşın kalbini eritecek kadar çok sevdim seni..
Kendi başının çaresine bakmış bir kızın gözleri yumuşak ve kibar olmaz.
İçimde söylemek istediğim çok şey var sanki. Çok büyük şeyler. Bunları ifade etmenin yolunu bulamıyorum. Bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya, bütün hayat, her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için feryat ediyor. Hissediyorum… Ama anlatamıyorum…
Kendi başının çaresine bakmış bir kızın gözleri yumuşak ve kibar olmaz.