Seni seviyorum, anlıyor musun? Seni seviyorum ve senden başka hiçbir şeyi görmüyorum.
Öyle zaman olur ki, odada yalnızken bile “yok oluverir” insan, bunun nedenleri çoktur, kişi yaşarken bile ölebilir..
Ve senin yanında öylesine huzurlu öylesine huzursuz,
Öylesine baskı altında ve öylesine özgürüm ki..
Öylesine baskı altında ve öylesine özgürüm ki..
Palto giymeye üşenirken bu koca dünyayı sırtımda nasıl taşırım ben? İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam. Sen de anlamazsın ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım?
“Milena, sen başkaydın.
Hasta bir adamı sevecek kadar hastaydın!”
Hasta bir adamı sevecek kadar hastaydın!”
“Yanımda yürüyordun, Milena… Düşünsene, yanımda yürümüştün! Âşık biri için ne büyük nimet, değil mi?”
Palto giymeye üşenirken bu koca dünyayı sırtımda nasıl taşırım ben? İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam. Sen de anlamazsın ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım?
Palto giymeye üşenirken bu koca dünyayı sırtımda nasıl taşırım ben? İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam. Sen de anlamazsın. Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım?
Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim?
Elinden gelen her şeyi yapıp güzelleştiremediğin yerleri terk etmek seni kötü biri yapmaz Milena.