Peygamberlerin hepsine iman etmek, imanın şartlarından biridir. Peygamberlere iman; onların Allah tarafından gönderildiğine, getirdikleri bütün bilgilerin gerçek ve doğru olduğuna inanmak demektir. Rabbimiz, aralarında herhangi bir ayırım yapmadan bütün peygamberlere inanmayı farz kılmıştır.
Kur'an'da, "Allah'ın elçisi ve müminler,
Rabbinden ona indirilene iman ettiler. Her biri
Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandılar. "O'nun elçileri arasında ayrım yapmayız." ve "İşittik, itaat ettik, bağışlamanı dileriz rabbimiz, gidiş sanadır." dediler." buyrulmaktadır. Bu sebeple peygamberlerin bir kısmına inanıp diğerlerine inanmamak kişiyi dinden çıkarır.
Kur'an'da, "Allah'ın elçisi ve müminler,
Rabbinden ona indirilene iman ettiler. Her biri
Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandılar. "O'nun elçileri arasında ayrım yapmayız." ve "İşittik, itaat ettik, bağışlamanı dileriz rabbimiz, gidiş sanadır." dediler." buyrulmaktadır. Bu sebeple peygamberlerin bir kısmına inanıp diğerlerine inanmamak kişiyi dinden çıkarır.
Kâinatın yaratılmasındaki sebep "Lâ ilâhe
illallah" sözünü ilan ve insanların bu söze
icabet etmelerini sağlamaktır.
illallah" sözünü ilan ve insanların bu söze
icabet etmelerini sağlamaktır.
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)
sadece bir toplumun değil dünyanın sonuna, kıyametin kopmasına kadar yaşayacak tüm insanların peygamberidir.
sadece bir toplumun değil dünyanın sonuna, kıyametin kopmasına kadar yaşayacak tüm insanların peygamberidir.
Bilinen şeyin imana dönüşebilmesi için onun his ve kalp yoluyla benimsenmesi yani tasdik
edilmesi gerekir.
edilmesi gerekir.
Dinî esasları çok iyi bilmek, kalbin tasdiki olmadıkça kişiyi imanlı yapmaz.
İnsanın fıtratında özünde Allah'ın varlığını ve
birliğini tanıma eğilimi vardır
birliğini tanıma eğilimi vardır
Kur'an-ı Kerim'de "Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi topluca iman ederdi. Hal böyleyken, mümin olsunlar diye sen tutup insanları zorlayacak mısın!" buyrulmaktadır. Kaldı ki zorlama ile olan inanç kişiyi mümin değil münafık yapar.
Bütün insanlar temiz, günahsız, gelişme ve olgunlaşmaya açık olarak yaratılmıştır.
Rabbimiz, "Dinde zorlama yoktur."(Bakara 2/256.) ayetiyle islam dinine yapılan çağrıya, uymak ya da uymamak konusunda herkesin hür iradeye sahip olduğunu bildirmiştir.
Güçlü bir varlığa inanan, ona bağlanıp güvenen insan, kendisini yalnız hissetmez, karşılaştığı problemleri çözerken Rabbinin yardım ve desteğini yanında bulur. Bundan dolayı iman etmenin insan için önemli bir ihtiyaç olduğunu söylemek gerekir.
Aşırılığa kaçıp din konusunda insanlara baskı
yapmak, Allah'ın uygun görmediği bir davranıştır. Kur'an-ı Kerim'de "Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi topluca iman ederdi. Hâl böyleyken, mümin olsunlar diye sen tutup insanları zorlayacak mısın!" (Yûnus, 10/99.) buyrulmaktadır. Kaldı ki zorlama ile olan inanç kişiyi mümin değil münafık yapar.
yapmak, Allah'ın uygun görmediği bir davranıştır. Kur'an-ı Kerim'de "Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi topluca iman ederdi. Hâl böyleyken, mümin olsunlar diye sen tutup insanları zorlayacak mısın!" (Yûnus, 10/99.) buyrulmaktadır. Kaldı ki zorlama ile olan inanç kişiyi mümin değil münafık yapar.
İnanç hususunda kimseye baskı
yapılamayacağı gibi, inananlara da inancını serbestçe yaşama fırsatı tanınmıştır. Aşırılığa kaçıp din konusunda insanlara baskı yapmak, Allah'ın uygun görmediği bir davranıştır.
Kur'an-ı Kerim'de "Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi topluca iman ederdi. Hâl böyleyken, mümin olsunlar diye sen tutup insanları zorlayacak mısın!" ( Bakara, 256) buyrulmaktadır. Kaldı ki zorlama ile olan inanç kişiyi mümin değil münafık yapar.
yapılamayacağı gibi, inananlara da inancını serbestçe yaşama fırsatı tanınmıştır. Aşırılığa kaçıp din konusunda insanlara baskı yapmak, Allah'ın uygun görmediği bir davranıştır.
Kur'an-ı Kerim'de "Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi topluca iman ederdi. Hâl böyleyken, mümin olsunlar diye sen tutup insanları zorlayacak mısın!" ( Bakara, 256) buyrulmaktadır. Kaldı ki zorlama ile olan inanç kişiyi mümin değil münafık yapar.
Bilgisizliğini gidermek amacıyla merak ettiği konu ile ilgili soru soran kişi, öğrenmenin en önemli yollarından birini bulmuştur.
Soru sorarken dikkat edilmesi gereken en
önemli husus ise soruyu doğru kişilere
yöneltmektir.
önemli husus ise soruyu doğru kişilere
yöneltmektir.
Allah Teâlâ, "
"...Bilmiyorsanız ilim sahiplerine
sorun." (Nahl 16/43.) buyurarak bir konuda fikir beyan etmeden önce, soruyu ehil kişilere sormanın önemine işaret etmektedir.
"...Bilmiyorsanız ilim sahiplerine
sorun." (Nahl 16/43.) buyurarak bir konuda fikir beyan etmeden önce, soruyu ehil kişilere sormanın önemine işaret etmektedir.
Bilgi ve iletişim çağı olan günümüzde bilgiye
ulaşmak kolaylaşmış fakat doğru bilgiye
ulaşmak zorlaşmıştır.
ulaşmak kolaylaşmış fakat doğru bilgiye
ulaşmak zorlaşmıştır.