"Tantalos'u da gördüm, korkunç işkenceler çekerken:
Duruyordu bir gölün içinde ayakta,
yüksele yüksele çıkıyordu su çenesine kadar, ama içmek için davrandı mıydı, damlasını alamıyordu suyun,
ihtiyar adam eğiliyor, eğiliyor, eğiliyordu, su da çekiliyor, çekiliyor, yok oluyordu emen toprakta ve bir çamur peyda oluyordu ayakları dibinde kapkara, o saat bir tanrı kurutuveriyordu gölü.
Yemişler sarkıyordu başının üstünde dallı budaklı ağaçlardan, armutlar, narlar, pırıl pırıl elmalar, ballı incirler, tombul zeytinler sarkıyordu, ama ihtiyar adam koparayım diye ellerini uzattımıydı, bir yel geliyor, savuruyordu onları kara bulutlara..."
Tantalos işkencesi de denen bu mitolojik ceza, Lidya kralı Tantalos'un Olimpos tanrılarının her konuda muktedir olmadıklarını ispat etmek istemenin yarattığı açgözlülükle, en küçük oğlu Pelops'u öldürerek pişirmesi ve evine davet ettiği tanrılara bunu hayvan eti gibi sunmasının cezasıdır. Böyle bir açgözlülüğe karşı verilecek hüküm, ancak en temel ihtiyaçlarına dahi sonsuza kadar ulaşamaması yoluyla örnek olabilirdi.
Tantalus'un işkencesi, bugün dahi düşüncesizce arzularının esiri olan insanlar için kullanılan bir tabirdir...
Duruyordu bir gölün içinde ayakta,
yüksele yüksele çıkıyordu su çenesine kadar, ama içmek için davrandı mıydı, damlasını alamıyordu suyun,
ihtiyar adam eğiliyor, eğiliyor, eğiliyordu, su da çekiliyor, çekiliyor, yok oluyordu emen toprakta ve bir çamur peyda oluyordu ayakları dibinde kapkara, o saat bir tanrı kurutuveriyordu gölü.
Yemişler sarkıyordu başının üstünde dallı budaklı ağaçlardan, armutlar, narlar, pırıl pırıl elmalar, ballı incirler, tombul zeytinler sarkıyordu, ama ihtiyar adam koparayım diye ellerini uzattımıydı, bir yel geliyor, savuruyordu onları kara bulutlara..."
Tantalos işkencesi de denen bu mitolojik ceza, Lidya kralı Tantalos'un Olimpos tanrılarının her konuda muktedir olmadıklarını ispat etmek istemenin yarattığı açgözlülükle, en küçük oğlu Pelops'u öldürerek pişirmesi ve evine davet ettiği tanrılara bunu hayvan eti gibi sunmasının cezasıdır. Böyle bir açgözlülüğe karşı verilecek hüküm, ancak en temel ihtiyaçlarına dahi sonsuza kadar ulaşamaması yoluyla örnek olabilirdi.
Tantalus'un işkencesi, bugün dahi düşüncesizce arzularının esiri olan insanlar için kullanılan bir tabirdir...
-Bize anlatman için yalvardığın öykü bu.
-Başla tanrıçam,
nereden istersen oradan başla.