Kalb beyinden daha hassas bir terazidir. Kendi cinsinden olanı vehle-i ûlada (ilk gördüğü anda) tanır. Ve kendine benzediği kadar muhabbete veya zıdlık kadar soğukluğa makes olur. Bu sebeple kendini tanımak isteyen böyle hadiselerde karşısındakine göre kendi durumunu anlayabilir. Soğukluk halinde onun şiddeti kadar ters, muhabbet zuhûru hâlinde ise de onun şiddeti kadar ayniyet sahibi olduğunu bilebilir. Kendini tanımanın en kolay yolu kalblerdeki bu hâlâta dikkat etmektir.
Dostlukların çoğu menfaatlerin
devam ettiği veya muhtemel olduğu müddetle kaaimdir. böyle dostluklara güvenmenin neticesi hüsranla karşılaşmaktır iyisi mi sen böyle dostlukları baştan yok say ve onlardan bir varlık vehmine kapılma!.
devam ettiği veya muhtemel olduğu müddetle kaaimdir. böyle dostluklara güvenmenin neticesi hüsranla karşılaşmaktır iyisi mi sen böyle dostlukları baştan yok say ve onlardan bir varlık vehmine kapılma!.
HER KAÇIŞ, KADER ÜZERİNE BİR
KOŞMADIR! KADER “MUTLAK” VEYA
“MUALLAK” OLARAK BÜTÜN VUKÛAT VE
ŞUÛNATI İHÂTA EDER. BU DURUM HENÜZ
DENİZDEN ÇEKİLMEDİĞİ BİR SAFHADA BÎR
BALIKÇI AĞINA YAKALANAN BALIKLARIN
HÂLİNE BENZER. ONLAR KAFALARI AĞA
ÇARPTIKÇA HAREKETLERİNİN TAHDÎD EDİLMİŞ
OLMASINDAN DOLAYI BAŞLARINA BİR ŞEYİN
GELMİŞ OLDUĞUNU FARK EDERLER. İNSANLAR
DA KADERİ FEVKALÂDE HÂDİSELERDE
HİSSEDER VE BÖYLE HÂDİSELERE MÜNHASIR
SANIRLAR. HÂLBUKİ KALBİN HER DARABÂNI
BİLE KADER İCABIDIR.
KOŞMADIR! KADER “MUTLAK” VEYA
“MUALLAK” OLARAK BÜTÜN VUKÛAT VE
ŞUÛNATI İHÂTA EDER. BU DURUM HENÜZ
DENİZDEN ÇEKİLMEDİĞİ BİR SAFHADA BÎR
BALIKÇI AĞINA YAKALANAN BALIKLARIN
HÂLİNE BENZER. ONLAR KAFALARI AĞA
ÇARPTIKÇA HAREKETLERİNİN TAHDÎD EDİLMİŞ
OLMASINDAN DOLAYI BAŞLARINA BİR ŞEYİN
GELMİŞ OLDUĞUNU FARK EDERLER. İNSANLAR
DA KADERİ FEVKALÂDE HÂDİSELERDE
HİSSEDER VE BÖYLE HÂDİSELERE MÜNHASIR
SANIRLAR. HÂLBUKİ KALBİN HER DARABÂNI
BİLE KADER İCABIDIR.
HER HAYAT, KUDRET KALEMİYLE
YAZILMIŞ BÎR SENARYODUR.
YAZILMIŞ BÎR SENARYODUR.
SÜSTE MÜBÂLAĞA, ZENGİNLİĞİN DEĞİL
ZEVK-Î SELİM FUKARÂLIĞININ GÖSTERGESİDİR.
ZEVK-Î SELİM FUKARÂLIĞININ GÖSTERGESİDİR.
DOSTLUKLARIN ÇOĞU MEVSİMLİKTİR.
BUNLARIN MUVAKKATLÎĞÎ, VARLIK SEBEPLERİ
OLAN GEÇİCİ HEVESLER VEYA MENFAATLERİN
GELGEÇLÎĞÎDİR. ASIL DOSTLUK, “MÂDÂM-ÜL
HAYAT” OLAN RUHÎ VE FİİLÎ BERABERLİKTİR.
BU DA DÂİMA AZ OLA GELMİŞTİR. KIYMETİNİN
BÎR SEBEBİ DE İŞTE BU NEDRETTİR.
BUNLARIN MUVAKKATLÎĞÎ, VARLIK SEBEPLERİ
OLAN GEÇİCİ HEVESLER VEYA MENFAATLERİN
GELGEÇLÎĞÎDİR. ASIL DOSTLUK, “MÂDÂM-ÜL
HAYAT” OLAN RUHÎ VE FİİLÎ BERABERLİKTİR.
BU DA DÂİMA AZ OLA GELMİŞTİR. KIYMETİNİN
BÎR SEBEBİ DE İŞTE BU NEDRETTİR.
Muhabbet ancak bütün mahlukâtı şümulüne alınca aşk olur. bu yüzden hakîkî âşık yalnız cenab-ı hakk’tır. İnsanlara âşık denilmesi sırf bir mecazdan ibârettir.
Kaderin büktüğü bileği kimse
doğrultamaz!..
doğrultamaz!..
Kâinatta herkes ve hatta her şey
kaderin hem memuru ve hem de
mağlubudur!..
kaderin hem memuru ve hem de
mağlubudur!..