İmzasız bir mektup gibi geldin bana.
'Kalbiniz sizi aldatıyor.
Bir dost.
'Kalbiniz sizi aldatıyor.
Bir dost.
“Hüznüme saygıda kusur etmemenizi rica ediyorum.”
Sosyal güvencesi olmayan bir duygunun en iyi anlatımı bu olabilir
"Aşk, ağır iştir: emekli olamazsın, sigortası yoktur, ikramiye alamazsın, yıllık tatil izni verilmez, greve kalkıştın mı yersin sopayı, her dakika lokavt tehlikesiyle burun burunasındır, kaza riski yüksektir...
"Aşk, ağır iştir: emekli olamazsın, sigortası yoktur, ikramiye alamazsın, yıllık tatil izni verilmez, greve kalkıştın mı yersin sopayı, her dakika lokavt tehlikesiyle burun burunasındır, kaza riski yüksektir...
'Ben bir silahım!
Ama hiçbir silah yaralamaz insanı, bir başka insan olmadan!
Ama hiçbir silah yaralamaz insanı, bir başka insan olmadan!
"Yanımda daima bir ingiliz anahtarı, bir fransız şarabı, bir alman atasözü ve bir japon harikası taşırım.
Arabadan dışarı kendimi zor attım.
Gözlerimin önünde uçsuz bucaksız araziler ve masmavi bir gökyüzü uzanıyordu.
Arabadan dışarı kendimi zor attım.
Gözlerimin önünde uçsuz bucaksız araziler ve masmavi bir gökyüzü uzanıyordu.
Kendini o dokunulmaz ve gizemli konumuna yerleştirmek için:
"İşte o meşhur 'tanrı misafiri' bendim! Bana elbette bir tas çorba, uyuyacağım bir döşek verirlerdi. Hayır, beni şaşırtıp frambuazlı pasta ve cibinlik de ikram edebilirlerdi.
Herşeye, her emele hazırdım.
"İşte o meşhur 'tanrı misafiri' bendim! Bana elbette bir tas çorba, uyuyacağım bir döşek verirlerdi. Hayır, beni şaşırtıp frambuazlı pasta ve cibinlik de ikram edebilirlerdi.
Herşeye, her emele hazırdım.
Aşk, bir ülke değil.
"Aşka yerleşilmez.
Gereksiz şiirlerle,
aşkın dikkatini dağıtmamalı.
"Aşka yerleşilmez.
Gereksiz şiirlerle,
aşkın dikkatini dağıtmamalı.
"Tekin bir iş değil yaşamak!
Sana olan sevgim arttıkça karnım acıkıyor!
Sana olan sevgim arttıkça karnım acıkıyor!
"Unutma sevgilim, insan vücudunda da lades kemiği vardır ve bu kemikle tutuşulan iddiada iki taraftan biri mutlaka ölür!
Kim aşktan ölmüş ki?!
"Doktor, 'A de bak’im' diyor,
ben senin adını fısıldıyorum.
Annem, ağlamaklı,
'Yaşıycak mı?' diye soruyor.
Doktor, 'Allah’tan ümit kesilmez han’fendi' diye yanıtlıyor annemi.
"Doktor, 'A de bak’im' diyor,
ben senin adını fısıldıyorum.
Annem, ağlamaklı,
'Yaşıycak mı?' diye soruyor.
Doktor, 'Allah’tan ümit kesilmez han’fendi' diye yanıtlıyor annemi.
"Çok güzel bir kadındın. Kadınlığının bir yanı Necatigil, bir yanı sapsarı Edip Cansever.
Aşk terbiyesi görmüş bir kadındın sen.
"Erkeklerden önce gelmiştin, erkeklerden önce kalkacaktın sofradan.
"Erkeklerden önce gelmiştin, erkeklerden önce kalkacaktın sofradan.
Biz, içtiğimiz rakıdan utanırdık.
"Rakı, senin dudaklarında şahsiyet bulurdu.
Rakı, senin gözlerinde diz çökerdi.
"Rakı, senin dudaklarında şahsiyet bulurdu.
Rakı, senin gözlerinde diz çökerdi.
Melankoli tutulmaları çağında biz fazla gürültü yapardık.
"Kimsenin işi gücü yoktu; herkes kadar gökyüzüyle alakadardık!
"Kimsenin işi gücü yoktu; herkes kadar gökyüzüyle alakadardık!
"Geceleri sahildeki ateşin başında obua eşliğinde Mayakovski’den şiirler, Madonna’dan şarkılar, Warhol’dan nefis ayakkabılar yeşertecektik.
“HER GECE, GEÇ’e dönüşür.
her GECE, GÖÇ’e bölünür.”
her GECE, GÖÇ’e bölünür.”
Aklınca dans ettiğin ormanda, yağmur benden ıslak değil!
“Seslerimiz ayırt edilemiyor: biz galiba aynı oktavın güller açan sarmalıyız.”
“Seslerimiz ayırt edilemiyor: biz galiba aynı oktavın güller açan sarmalıyız.”
ben senin en çok hangi dudağını beğeniyorum?!
“...göğe el verip annene aşk şarkıları yazan üst dudağını mı… yoksa kırık şarabın kesildiği alt dudağını mı?”
“...göğe el verip annene aşk şarkıları yazan üst dudağını mı… yoksa kırık şarabın kesildiği alt dudağını mı?”
“kupa ası: ‘yuvanızda sevinç görünüyor.’
çünkü uzaklardaki prens ağlamaz, çünkü kopuk bir his
hiçbir yere eklenmez.”
çünkü uzaklardaki prens ağlamaz, çünkü kopuk bir his
hiçbir yere eklenmez.”