O işin başarılmasının imkansız olduğunu
bilmedikleri için başardılar.
bilmedikleri için başardılar.
Kaç yaşında olursa olsun, dul bir kadının bir daha evlenmeye hakkı yoktu. Kız çocuklarının çok küçük yaşta evlendirildikleri bazı eyaletlerde daha beş yaşında dul kalan ve bu yüzden hayatları boyunca dilencilik yapmaya mahküm olan pek çok kız çocuğu vardi.
Mucizeler yalnızca Incil'de ya da
çocukluğunda okuduğu hikâyelerde olurdu.
çocukluğunda okuduğu hikâyelerde olurdu.
Şimdi artık yaşayan ber şeyin
bir sesi ve kanı var.
Şimdi artık tir tir titreyen, ümit içinde kıvranıp sabahları üzülen yer ve gök; adımlarının ve nefesinin altında tan ağartısıyla örtülüyor.
bir sesi ve kanı var.
Şimdi artık tir tir titreyen, ümit içinde kıvranıp sabahları üzülen yer ve gök; adımlarının ve nefesinin altında tan ağartısıyla örtülüyor.
Kitap okurken zamanın nasıl, geçtiğinin farkına varmıyordu.
Erkeklerin kendilerini gölgede bırakmayan
kadınlardan hoşlandıklarını söylerdi.
kadınlardan hoşlandıklarını söylerdi.
O, barların bangır bangır gürültüsü yerine halk kütüphanesinin sessizliğini tercih ediyordu.
Her yıl iki milyon kadın hiç kimsenin umurunda olmadan erkek barbarlığının kurbanı oluyordu. Bu dünyanın da umurunda değildi. Bütün dünya onlara arkasını dönmüştü.
Sevgi kuş misaliydi; bazen bir kanat çırpışıyla geldiği gibi, yine bir kanat çırpışıyla gidiyordu.