Dünyanın neresinde olduğu bilinmeyen bir yerde, o dükkân duruyordu.
Ne beyaz ne de tam anlamıyla gri sayılabilecek bir sis, etrafı baştan sona sarmıştı. Dükkânın arazisi, dört bir yanı özenle budanmış çitlerle çevriliydi. Tuhaf olan, sisin bu sınırı geçmemesiydi. Çevrenin aksine, çitlerin iç tarafında hava berraktı. Sanki sis, o toprağa dokunmaya cesaret edemiyor; yalnızca uzaktan,sabırlı bir bekleyişle alanı kuşatmakla yetiniyordu.
Ne beyaz ne de tam anlamıyla gri sayılabilecek bir sis, etrafı baştan sona sarmıştı. Dükkânın arazisi, dört bir yanı özenle budanmış çitlerle çevriliydi. Tuhaf olan, sisin bu sınırı geçmemesiydi. Çevrenin aksine, çitlerin iç tarafında hava berraktı. Sanki sis, o toprağa dokunmaya cesaret edemiyor; yalnızca uzaktan,sabırlı bir bekleyişle alanı kuşatmakla yetiniyordu.