Okumak kendimizi başkasının yerine koymamıza imkan tanır.
Edebiyat köprüler kurar; dünyamızı genişletir, küçültmez.
Edebiyat köprüler kurar; dünyamızı genişletir, küçültmez.
Ama yaşayanlar bedenlerin yükünü taşımaya mahkum.
Fazla patavatsız davranıyorum, fazla defansif, zaaflarımı çabuk belli ediyorum.
Her cümlesinden sonra saçını kulağının arkasına atmak gibi sevimli bir huyu var.
Onun gibi tipler klavye başında daha cesurdur her zaman.
Beni tanımıyorlar.
Beni tanıyamazlar, benimle hiç tanışmadılar.
Beni tanıyamazlar, benimle hiç tanışmadılar.
Bir müzisyenin duyulmaya ihtiyacı vardır, bir yazarın da okunmaya.
Hiçbir şey bilmediğimiz durumlarda hüküm yağdırmamayı ne zaman öğreneceğiz acaba?