Hayat denilen bu yolculuğa bir şeylerimiz eksik şekilde çıkarız. Kimi zaman ufak tefek parçaları kendimize yeterli görür ve eksiklerimizi onlarla kapatmaya çalışırız ama hiçbir zaman tam olamayız. Ta ki, doğru parça yerine gelip yerleşene kadar.
İnsanlar seni bir kalıba sokmak istiyor diye onların istediği kişi olmak zorunda değilsin.
Hayat acımasızdı çünkü sevdiklerimizi kaybetmemizin tek yolu ölüm değildi. Yaşarken de kaybedebiliyorduk. İşin kötü tarafı, ben sadece sevdiğimi değil, her şeyimi kaybetmiştim. Kendimde dahil olmak üzere her şeyimi.