Onları hayata döndüren sevgiydi; birinin kalbi, diğeri için tükenmez bir yaşam kaynağı haline gelmişti.
Sadece var olmak ona yetmiyordu; o her zaman daha fazlasını, bir amacı olsun istiyordu. Yaşamak için bir nedeni olmayan insan, ne kadar zengin olursa olsun, sadece nefes alan bir ölüdür.
Yoksulluk ayıp değildir, bir gerçektir. Ama sefalet ayıptır bayım, sefalet yüz karasıdır. Yoksullukta insan doğuştan gelen soylu duygularını koruyabilir, ama sefalette hiç kimse, hiçbir zaman koruyamaz.
Kendi yalanını söylemek, başkasının doğrusunu söylemekten iyidir. Kendi yalanında bir insan olursun, başkasının doğrusunda ise sadece bir papağan!
Bir iple intihar da edebilirsin salıncak da kurabilirsin. Hayatın ipleri senin elinde.
Bir katilden daha cani insanlar gördüm. Umudumuzu öldürenleri gördüm.
Yeni bir adım atmak, yeni bir söz söylemek, insanların en çok korktuğu şeydir.
Bir cinayet işledim diye mi benden yüz çeviriyorsunuz? Peki ya sizin o yasal cinayetleriniz? Onlar ne olacak?
Acı ve üzüntü, her zaman geniş bir zekâ ve derin bir kalp için kaçınılmazdır. Gerçekten büyük insanlar, sanırım dünyada büyük acılar çekmek zorundadırlar.
Şunu anladım ki; kimin akli dengesi yerindeyse, insanlar üzerinde o egemen oluyor. Kim çok şeye cesaret ederse, haklı olan odur.
Nereye gittiğini bilmeyen birine dünya üzerinde hiçbir yer uzak değildir.
İnsanların çoğu, kendileri için hazırlanan hayatı yaşarlar, ama bazıları kendi hayatlarını kendileri kurmak isterler. İşte acı çekenler de onlardır.
Her şey insanın elindedir ama o, sırf korkaklığı yüzünden her şeyi elinden kaçırıyor.
Güç, ancak onu eğilip alacak cesareti gösterenlere verilir. Sadece tek bir şeye ihtiyaç vardı: Cesaret!
Yalan söylemek, insanların bütün öteki yaratıklara karşı sahip oldukları tek ayrıcalıktır. Yalan söylersin ve böylece gerçeğe ulaşırsın! Ben yalan söylediğim için insanım.
İnsan her şeye alışır; sanırım insanı en iyi tanımlayan söz de budur: Her şeye alışan bir yaratık.