En korkutucu lanetli evler, içindeki hayaletin bizzat orada yaşayan kişinin kendisi olduğu evlerdir.
O hikayelerin içinde o kadar uzun yıllar yaşadım ki yarattığım dünya, içinde yaşadığım dünyadan daha gerçek gelmeye başladı.
Bana göre insanlar kitaplara benziyorlar ve ben onların gösterişli kapaklarından ziyade içlerine tutuluyorum.
Hayat en iyi ihtimalle öngörülmez, en kötü ihtimalle affedilmez.
Biz insanlar aşağıya bakmakla o kadar meşgulüz ki yıldızlara bakmayı unutuyoruz.
Sık sık merak ettiği bir şey vardı: İnsanlar anı yaşamayı neden ancak an geçip gittikten sonra fark ederlerdi?
Hayatımızı fırsat iplikleriyle, şans düğümleriyle öreriz; kimse deliklerle dolu bir gelecek istemez.
Birine inanmak ona verebileceğiniz en büyük armağanlardan biridir; bedavadır ve paha biçilmez sonuçları olabilir.
Belki çoğu ne yazdığını okumazdı ama herkes duvarda asılı yazıyı görürdü.
Herkesin bir bağımlılığı vardı ve her bağımlı aynı şeyi arzulardı: Gerçek hayattan kaçmayı.
Hayat seçimlerden ve düştüğümüzde kalkmasını bilmekten ibarettir.
Her hikaye mutlu sonla bitseydi yeniden başlamak için sebebimiz olmazdı.
Denizin kumu yeniden şekillendirmesi gibi, zaman da ilişkileri değiştirebiliyordu.
Dünya, onunla tek başına yüzleşmek zorunda olmadığınızda daha az ürkütücü olabiliyordu.
Her hikaye mutlu sonla bitseydi yeniden başlamak için sebebimiz olmazdı. Hayat seçimlerden ve düştüğümüzde kalkmasını bilmekten ibarettir.
Ömrümüzün çoğunu doğru düzgün yaşamadan geçirmiş olmamız beni kahrediyordu.