İnsan yaşlanınca gözü de laf dinlemiyordu demek ki, tıpkı unutmamak için verdiği sözleri dinlemediği gibi...
Yeni bir bitiş ya da yeni bir başlangıç... Yeni bir ölüş ya da yeni bir diriliş... Ya da yeni yeni zindanlarda yeni yeni yok oluşlar...
Üzülmekle özlemek, kızmakla sevmek, imrenmekle nefret etmek arası pek çok duygunun hepsini bir arada yaşıyordu.
Artık ben gerçekten yaşıyor muyum yoksa dile gelen ruhum mu bilmiyorum. Gece nerede bitiyor, gün nerede başlıyor? Ben nerede başlıyorum, sen nerede bitiyorsun, anılarım nerede, sen neredesin, ben ben miyim, sen sen misin? Bilmiyorum...