Freud'un ruhsal aygıt kavramını zihinsel içerikli belirli zihin bölgelerine yerleştirerek bölümlemesi; çeşitli zihinsel etkinliklerin bilince uzaklıklarının saptanmasını içerir.
Buna göre, bilincin dışında oluşan ve dikkati zorlamakla bilinç düzeyine çıkarılmayan istekler ve dürtüler, zihnin "bilinçdışı" denilen en derin bölgelerinden kaynaklanırlar.
Dikkat sarf ederek bilince çıkması sağlanabilen zihinsel olaylar, "bilinçöncesi" denilen ve bilince daha yakın olan bir bölgede oluşurlar.
Bilinçli olarak yaşanan ve algılanan olaylar ise zihnin yüzeyinde oluşurlar...
Buna göre, bilincin dışında oluşan ve dikkati zorlamakla bilinç düzeyine çıkarılmayan istekler ve dürtüler, zihnin "bilinçdışı" denilen en derin bölgelerinden kaynaklanırlar.
Dikkat sarf ederek bilince çıkması sağlanabilen zihinsel olaylar, "bilinçöncesi" denilen ve bilince daha yakın olan bir bölgede oluşurlar.
Bilinçli olarak yaşanan ve algılanan olaylar ise zihnin yüzeyinde oluşurlar...
Edebiyatçılar insanın göğsünde iki ruhun oturduğundan yakındıklarında ve popüler psikologlar insandaki egonun bölünmesinden söz ettiklerinde, akıllarında eleştirel otorite ile egonun geri kalanı arasındaki
(Ego Psikolojisine ait olan) bu bölünme var, ego ile bilinçdışı ve bastırılmış olan arasında psikanalizin ortaya çıkardığı zıtlık değil.
Bununla birlikte aradaki fark, egonun eleştirisi tarafından reddedilenlerin başında bastırılan şeyden türeyenlerin bulunması yüzünden kayboluyor.
(Ego Psikolojisine ait olan) bu bölünme var, ego ile bilinçdışı ve bastırılmış olan arasında psikanalizin ortaya çıkardığı zıtlık değil.
Bununla birlikte aradaki fark, egonun eleştirisi tarafından reddedilenlerin başında bastırılan şeyden türeyenlerin bulunması yüzünden kayboluyor.
İnsan korkutucu olan içerisinde "tekinsiz" olan ayrımını yapmaya imkân veren o ortak ana fikrin ne olduğunu öğrenmek ister...
jentsch'e göre:
Bir insan çevresini ne kadar iyi tanıyorsa, çevresindeki şeyler veya olaylar hakkında tekinsizlik izlenimini edinmesi o kadar daha zorlaşacaktır.
Bir insan çevresini ne kadar iyi tanıyorsa, çevresindeki şeyler veya olaylar hakkında tekinsizlik izlenimini edinmesi o kadar daha zorlaşacaktır.
İnsan:
1) Narsisistik tipe göre:
a) Bizzat olduğu şeyi (kendisini),
b) Eskiden olduğu şeyi,
c) Olmak istediği şeyi,
d) Kendisinin bir parçası olmuş olan kişiyi,
2) Anaklitik tipe göre:
a) Kendisini besleyen kadını,
b) Kendisini koruyan erkeği ve sırayla onların yerini tutan kişileri sever...
1) Narsisistik tipe göre:
a) Bizzat olduğu şeyi (kendisini),
b) Eskiden olduğu şeyi,
c) Olmak istediği şeyi,
d) Kendisinin bir parçası olmuş olan kişiyi,
2) Anaklitik tipe göre:
a) Kendisini besleyen kadını,
b) Kendisini koruyan erkeği ve sırayla onların yerini tutan kişileri sever...
“İnsandaki bölünme, ego ile bilinçdışı arasında değil; egonun kendi içindeki eleştirel otoriteyle yaşadığı ayrımdır.”
“Zihin katmanlıdır:
Bilinçdışı, bastırılmış isteklerin derinliği;
bilinçöncesi, yüzeye yaklaşanlar;
bilinç ise yalnızca görünen yüzdür.”
Bilinçdışı, bastırılmış isteklerin derinliği;
bilinçöncesi, yüzeye yaklaşanlar;
bilinç ise yalnızca görünen yüzdür.”
“İnsan ikiye bölünmez;
bölünme, egonun kendi içinde kurduğu o acımasız yargıçla başlar.”
bölünme, egonun kendi içinde kurduğu o acımasız yargıçla başlar.”
İnsan bazen kendi içinde kurduğu mahkemenin sanığıdır.
Melankoli çekirdeği'
“Melankolik kişi, usandırıcı biçimde kendinden söz edip kendini küçük düşürmekte tatmin bulur.”
“Melankolik kişi, usandırıcı biçimde kendinden söz edip kendini küçük düşürmekte tatmin bulur.”