Galaksimizin sarmal kollarında yer alan yıldızlar galaksi merkezi etrafındaki dönüşlerini yaklaşık birkaç yüz milyon yılda bir tamamlıyorlar.
Yıldızlar gözümüze ufacık ışık noktaları olarak görünecek ölçüde bizden uzaktır.
Onların boyutlarını veya şekillerini göremeyiz.
Onların boyutlarını veya şekillerini göremeyiz.
Evrenin genişlemesinin keşfi, yirminci yüzyılın en büyük entelektüel devrimlerinden biridir.
Evrenin çevresinde bir tur atıp başlanılan yere dönülmesi fikri iyi bir bilimkurgu malzemesi olabilir, ancak fazla bir pratik değere sahip değildir, çünkü tur henüz tamamlanmadan evrenin tekrar sıfır boyutuna çökeceği gösterilebilir.
Evren sonlanmadan önce başladığınız yere dönebilmek için ışık hızından daha hızlı seyahat etmeniz gerekir ve buna izin yoktur!
Evren sonlanmadan önce başladığınız yere dönebilmek için ışık hızından daha hızlı seyahat etmeniz gerekir ve buna izin yoktur!
Galaksimizde ve diğer galaksilerde görebildiğimiz bütün yıldızların kütlelerini topladığımızda, elimizdeki sonuç genişleme hızını en düşük tahmin ettiğimiz koşullarda bile evrenin genişlemesini durdurmak için gereken miktarın yüzde birinden azdır.
Birçok insan zamanın bir başlangıcı olduğu fikrinden muhtemelen kutsal müdahaleyi çağrıştırdığı için pek hoşlanmaz.
Aristoteles evrendeki maddelerin hepsinin dört temel elementten oluştuğuna inanırdı: Toprak, hava, ateş ve su.
Dünyadaki madde esasen protonlar ve nötronlardan, bunlar da kuarklardan oluşmuştur.
Fizikçilerin büyük parçacık hızlandırıcılarında ürettikleri birkaçının haricinde, karşı kuarklardan oluşan karşı-protonlar ve karşı-nötronlar yoktur.
Fizikçilerin büyük parçacık hızlandırıcılarında ürettikleri birkaçının haricinde, karşı kuarklardan oluşan karşı-protonlar ve karşı-nötronlar yoktur.
Neden kuarkların sayısının karşı-kuarklara göre çok daha fazla olması gerek?
Neden her ikisinden de eşit sayıda yok?
Sayıların eşit olmaması kesinlikle bizim talihimiz sayılmalı, çünkü aynı olsalardı erken evrende hemen hemen bütün kuarklar ve karşı-kuarklar birbirlerini yok eder ve evreni ışımayla dolu, ama neredeyse hiç maddenin olmadığı bir halde bırakırlardı.
Bu durumda insan yaşamının gelişebileceği gezegen, yıldız ve galaksiler olmazdı.
Neden her ikisinden de eşit sayıda yok?
Sayıların eşit olmaması kesinlikle bizim talihimiz sayılmalı, çünkü aynı olsalardı erken evrende hemen hemen bütün kuarklar ve karşı-kuarklar birbirlerini yok eder ve evreni ışımayla dolu, ama neredeyse hiç maddenin olmadığı bir halde bırakırlardı.
Bu durumda insan yaşamının gelişebileceği gezegen, yıldız ve galaksiler olmazdı.