Dijital Kitaplık Logo

DİJİTAL KİTAPLIK

alintilar.com

📜

Halka Duyurulur

Yükleniyor...

⚜️

Hoş Geldin

Hesabın var mı?

❤️Ömür Boyu Ücretsiz ve Reklamsız Uygulama

I

Yeni Okur/Yazar

Ücretsiz katıl!

Kayıt Ol

🎉İlk 1000 Kullanıcımıza Ücretsiz Ömür Boyu Onay Rozeti

II
TURGAY KOLLAMA - Dijital Kitaplık | Kitap Alıntıları
Kapak Fotoğrafı
TURGAY KOLLAMA

TURGAY KOLLAMA Yazar İlk 1000

@turgaykollama

Okur
Yazar
İlk 1000

4 Paylaşımlar
3 Dijital Kitaplık
13 Takipçi
17 Takip
❤️
‎"Tantalos'u da gördüm, korkunç işkenceler çekerken:

‎Duruyordu bir gölün içinde ayakta,
‎yüksele yüksele çıkıyordu su çenesine kadar, ama içmek için davrandı mıydı, damlasını alamıyordu suyun,
‎ihtiyar adam eğiliyor, eğiliyor, eğiliyordu, ‎su da çekiliyor, çekiliyor, yok oluyordu emen toprakta ve bir çamur peyda oluyordu ayakları dibinde kapkara, o saat bir tanrı kurutuveriyordu gölü.

‎Yemişler sarkıyordu başının üstünde dallı budaklı ağaçlardan, armutlar, narlar, pırıl pırıl elmalar, ballı incirler, tombul zeytinler sarkıyordu, ama ihtiyar adam koparayım diye ellerini uzattımıydı, bir yel geliyor, savuruyordu onları kara bulutlara..."

Tantalos işkencesi de denen bu mitolojik ceza, Lidya kralı Tantalos'un Olimpos tanrılarının her konuda muktedir olmadıklarını ispat etmek istemenin yarattığı açgözlülükle, en küçük oğlu Pelops'u öldürerek pişirmesi ve evine davet ettiği tanrılara bunu hayvan eti gibi sunmasının cezasıdır. Böyle bir açgözlülüğe karşı verilecek hüküm, ancak en temel ihtiyaçlarına dahi sonsuza kadar ulaşamaması yoluyla örnek olabilirdi.

Tantalus'un işkencesi, bugün dahi düşüncesizce arzularının esiri olan insanlar için kullanılan bir tabirdir...
Odysseia

Odysseia

Homeros

16 MAY 2026 • 18:50 27 görüntülenme
❤️
Boyunu bir göz yanılsaması olarak değil de, gerçek anlamda anlayabilmek için onu yukardan aşağı süzdüm. Gerçekti: İki metre üç santim. Ağırlığı yüz kırk olarak belirtilmişti ama en azından yüz elli, hatta belki de yüz yetmiş beş kilo olmalıydı. Yara izleri ve doğum lekeleri bölümünde kayıt memuru emektar Magnusson'un ince el yazısıyla tek bir sözcük yazılıydı: Sayısız..."

John Coffey hakkında...
Yesil Yol

Yesil Yol

Stephen King

14 MAY 2026 • 11:44 27 görüntülenme
❤️
‎ "Tepelere doğru tek başına didinmek bile bir insanın yüreğini doldurmaya yeter. Sisifos'u mutlu hayal etmek gerekir."

Sisifos, Yunan mitolojisindeki en zeki, en kurnaz ve aynı zamanda tanrılar tarafından en ağır şekilde cezalandırılmış trajik figürlerden biridir. Bugün hem mitolojik hikayesiyle hem de varoluşçu felsefedeki "absürt (saçma)" kavramıyla tanınır.

Zeus, Sisifos'un kendisiyle ve diğer tanrılarla sürekli alay etmesine öfkelenerek, ona sonsuza dek sürecek fiziksel ve zihinsel bir ceza verir. Bu ceza, Sisifos'un devasa bir kayayı dik bir tepenin zirvesine kadar yuvarlamasıdır. Ancak kaya tam zirveye ulaşmak üzereyken, kendi ağırlığıyla her seferinde aşağıya, vadinin tabanına geri yuvarlanır. Sisifos aşağı inip kayayı tekrar yukarı itmeye başlar ve bu döngü sonsuza kadar, hiç durmadan tekrarlanır.

Sisifos'un bu cezası, modern felsefede (özellikle varoluşçulukta) çok önemli bir sembole dönüşmüştür. Fransız yazar ve filozof Albert Camus, 1942 yılında yazdığı Sisifos Miti (Le Mythe de Sisyphe) adlı ünlü denemesinde bu miti ele alır.

Camus'a göre Sisifos'un durumu, modern insanın durumunu temsil eder. İnsanlar her gün uyanır, işe gider, aynı rutinleri tekrarlar ve bir gün öleceklerini bilerek bu anlamsız çabaya devam ederler. Tıpkı Sisifos'un her gün o kayayı tepeye çıkarıp tekrar aşağı düşüşünü izlemesi gibi.

Camus'un felsefesindeki can alıcı nokta şudur: Sisifos tepeden aşağıya, kayanın yanına doğru yürürken bilincinin en yüksek seviyesindedir. Kaderinin absürtlüğünün farkındadır ama kayayı tekrar itmek için aşağı inmeyi seçerek tanrılara başkaldırır. Kendi kaderine sahip çıktığı an, bu durum ceza olmaktan çıkar ve onun özgürlüğü haline gelir.

Camus, eserini şu ünlü ve sarsıcı cümleyle bitirir:
"Tepelere doğru tek başına didinmek bile bir insanın yüreğini doldurmaya yeter. Sisifos'u mutlu hayal etmek gerekir.
Sisifos Söyleni: 1957 Nobel Edebiyat Ödülü

Sisifos Söyleni: 1957 Nobel Edebiyat Ödülü

Albert Camus

10 MAY 2026 • 21:57 32 görüntülenme
❤️
“Güneş sisteminde yer alan yüz bine yakın Mau gibi on binlerce galaksinin tümüne yayılmış yüz milyonlarca Mau, yaşamı Vortachlara karşı savunuyordu. Bu muazzam armadanın ana kuralı, karşılaştıkları türlerle ve gezegenlerle, gezegenler veya yıldızlar arası seyahat kabiliyetine sahip olsalar da doğrudan veya dolaylı olarak iletişime geçmemekti. Yardım amacıyla olsa da bu yasaklanmıştı. Her yardım bir nevi yaşamın kendi içindeki işleyişine ve gezegen içi veya gezegenler arası ilişkiye müdahale etmek anlamına gelirdi. Yaşamı her anlamda kutsal sayan ve barışçılığı medeniyetinin ana felsefesi olarak kabul etmiş, yüz binlerce yıldır bu çerçevede yaşamış Mau Uygarlığı’nda, Mau armadasının tek bir kuruluş amacı ve fonksiyonu vardı: Yaşamı Vortachlardan korumak...”
MAU

MAU

Turgay Kollama

10 MAY 2026 • 18:30 37 görüntülenme
Hoş Geldin, Okur!