Alintilar Logo

ALINTILAR

📜

Halka Duyurulur

Yükleniyor...

⚜️

Hoş Geldin

Hesabın var mı?

❤️Ömür Boyu Ücretsiz ve Reklamsız Uygulama

I

Yeni Okur/Yazar

Ücretsiz katıl!

Kayıt Ol

🎉İlk 1000 Kullanıcımıza Ücretsiz Ömür Boyu Onay Rozeti

II
Beni Yak Kendini Yak Her şeyi Yak Bir kıvılcım ye - Ingeborg Bachmann | Alıntılar
Malina

Ingeborg Bachmann

Malina

"Beni Yak Kendini Yak Her şeyi Yak Bir kıvılcım yeter... Zihnimde sürekli bir yangın, bitmek tükenmek bilmiyor...Hasta mıyım? Değilim aslında sadece hepiniz gibi var olmaya çalışıyorum.Ama O sürekli hastaymışım gibi davranıyor.Eğer ki hastaysam...nasıl iyileşirim bilmiyorum...hastalığım mı?Adı..."mutlak aşk"... gittiğinde gitmeyen bittiğinde bitmeyen... Tek bildiğim Onu çok sevdiğim biliyorsunuz birini severseniz O artık yoktur...Aşk ölümdür.Hiçbir zaman benim olmayan "O" İşte benim hayattaki niçinim ve nasıllara dayanma sebebim... Çok yorgunum daha sonra devam edelim... Dinlenmeye ihtiyacım var... Hayır bu yazdığım mektubu bitirmeliyimm...Bu kaçıncı mı? 5 yılda 10000 tane mektup yazdım ama hiçbiri gönderilmedi, çekmecede her gün yazdım, her an yazdım ama bitiremedimm...Ve bitmeyecek... Hayır onun hiçbir suçu yok ben uykumda bile hep onunlaydım... Ayak izlerinizi bulamayacağınız bir kitap Malina... bittikten sonra türbülansa girmiş gibi hissedeceksiniz. 1926 Avusturya doğumlu, 73’de Roma’da evinde ağzında sigara ile uyuması sonucu çıkan yangında ölen, Heidegger uzmanı, güzellikbilimci/estetisyen ve şair Bachmann, ruhunu seriyor Malina’nın sayfaları boyunca. "İçimde asla uzlaşmaya yanaşmamış olan bir başkası var.” (138) Bachmann – bence – “İçinize bakın” diyor; bedeli duvardaki çatlaktan geçerek orada kalmak olsa bile kendi içinize dönün bir bakın. Ama çatlamış duvar aslında ve belki de aynı zamanda göze alabilmenin göstergesi: En az bir kez kaybolmadan, bulamayacaksın. Hakikate – eğer varsa – yaklaşabilmek; kendimize karşı giderek daha dürüst, daha içten, daha yalın olmamızı, sahteliklerimizle hesaplaşmamızı sağlayacak yolları bulmamızla olası. "Tümüyle sahteydim. (…) Ama en başta bu sahtekârlığın ortadan kaldırılması gerekiyordu.” (285) Bunu yapmayı, olmayan bir Yarın’a erteleyenlerin Bugün’ün yakıcılığını duyumsamaları, dolayısıyla kendi hakikatlerine yaklaşmalarıysa olanaksız. Var mı? Öyle mi? Sahiden, ayrılma isteği olmadıkça hiçbir ayrılma gerçekleşmez mi? (142) “Karanlık bir öyküyüm.” (163) Korkudan boğuluyorum, bir şey yitirmekten korkuyorum, henüz yitirecek bir şeyim var daha, her şeyi yitirebilirim (…) Ama bir zaman geldiğinde, bütün bu günlerin boşa harcandığını korkunç biçimde duyumsayacağımı bilmek (…) bu günleri böyle geçirmekte olduğum için bir dehşet çığlığı atacağımı bilmek…” (154) Bachmann üç bölümden oluşturmuş yapıtını; İvan’la Mutluluk Üçüncü Adam Son Şeyler Üzerine Kişilerin tanıtıldığı giriş bölümü, bir kurgunun oynak, güvensiz zemininde yürüyeceğimizi haber veriyor aslında. Okumaya başladığımda anlatının dağınık, tutarsız, çözülmüş, kendini toplayacak birine gereksinimli bir içdöküş metni olduğu yönünde olmuştu. Sona doğru ilerledikçe izlenimim, dağınık görüntülü ama öngörülmüş, tasarlanmış kurguyla karşı karşıya olduğum yönünde. Kitabın okundukça romanlaşan bir yanı vardı sanki Not:Kitabın feminist yönden eleştirisi ikinci incelemede:)"

Deep Note
Deep Note Premium
@deepnote 5 sa
1 beğeni
0 yorum
5 görüntülenme

Satır Arası Notlar

Yoruma kullanıcı eklemek için @kullaniciadi yazmanız yeterlidir.

💬 0 Yorum

Henüz bir yorum bırakılmamış

İlk yorumu sen yap!

Hoş Geldin, Okur!