Kim anlatabilir kösteklenmemiş kelimelerle ve
Nice kez teşebbüs etse bile,
Şimdi gördüğüm kanı ve yaraları bütünüyle?
Deneyen hiçbir dil gelemeyecektir kâfi,
Zira konuşmamızın ve aklımızın yoktur yeri,
Bunca şeye olmayı hâvi.
Nice kez teşebbüs etse bile,
Şimdi gördüğüm kanı ve yaraları bütünüyle?
Deneyen hiçbir dil gelemeyecektir kâfi,
Zira konuşmamızın ve aklımızın yoktur yeri,
Bunca şeye olmayı hâvi.
Konuştum dolayısıyla: 'Madem aflık verdin günaha,
Şimdi düşeceğim ağına, o zaman dinle ey Baba:
Uzun vadeli vaat ile tez elden icra,
Zafer getirecektir yüce tahtına.
Şimdi düşeceğim ağına, o zaman dinle ey Baba:
Uzun vadeli vaat ile tez elden icra,
Zafer getirecektir yüce tahtına.
Et ve kemik olan surette yaşarken hâlâ,
Annemin verdiği bana, amellerim aslandansa,
Tilkinin yaptıklarıydı filhakika.
Tüm dalavereleri ve gizli düzenleri bilirdim de.
Bu sanatlarda mahirleştim ki öylesine,
Namım ulaştı dünyanın her köşesine.
Nihayetinde vardığımı görünce hayatın o cüzüne, Yelkenleri indirip, halatları toplamanın herkese
Münasip düştüğü vakitlere,
Keder veriyordu artık, keyif aldığım şeyler evvelinde;
Böylece keşiş oldum itiraf ve tövbeyle;
Tüm bunlar, heyhat, olabilirdi de çare.
Annemin verdiği bana, amellerim aslandansa,
Tilkinin yaptıklarıydı filhakika.
Tüm dalavereleri ve gizli düzenleri bilirdim de.
Bu sanatlarda mahirleştim ki öylesine,
Namım ulaştı dünyanın her köşesine.
Nihayetinde vardığımı görünce hayatın o cüzüne, Yelkenleri indirip, halatları toplamanın herkese
Münasip düştüğü vakitlere,
Keder veriyordu artık, keyif aldığım şeyler evvelinde;
Böylece keşiş oldum itiraf ve tövbeyle;
Tüm bunlar, heyhat, olabilirdi de çare.
Eğer inansaydım cevap verdiğime,
Yeniden dünyaya dönebilecek birine,
Bu alev titremezdi artık, dururdu hareketsizce;
Lakin madem ki bu gayyadan asla,
Canlı dönen olmamış yukarıya, duyduklarım doğruysa,
Adım lekelenir diye korkmadan cevap veriyorum sana.
Yeniden dünyaya dönebilecek birine,
Bu alev titremezdi artık, dururdu hareketsizce;
Lakin madem ki bu gayyadan asla,
Canlı dönen olmamış yukarıya, duyduklarım doğruysa,
Adım lekelenir diye korkmadan cevap veriyorum sana.
Doğduğunuz tohumu iyice edin telakki;
Yaratılmadınız yaşamak için yabaniler gibi,
Aksine aramalısınz ilim ve fazileti.
Yaratılmadınız yaşamak için yabaniler gibi,
Aksine aramalısınz ilim ve fazileti.
Ey sizler, çift olan tek ateşin içinde,
Şayet yaşarken layık olabildiysem size,
Şayet layık olabildiysem haylice yahut bir nebze,
Dünyada yazdığım asil dizelerle,
Gitmeyin de; anlatsın biriniz bize, Nerede kayboldu ve vardı yolu ölüme.
Şayet yaşarken layık olabildiysem size,
Şayet layık olabildiysem haylice yahut bir nebze,
Dünyada yazdığım asil dizelerle,
Gitmeyin de; anlatsın biriniz bize, Nerede kayboldu ve vardı yolu ölüme.
Dedi ki: "Ruhlar vardır içinde ateşlerin,
Sarıp sarmalanmışlardır böyle yanmaları için.
Sarıp sarmalanmışlardır böyle yanmaları için.
Sevin Floransa, ne de yücesin,
Çırpıyorsun kanatlarını üzerinde karanın ve denizin
Cehennemin bile her yerine yayılmış ismin!
Senin beş vatandaşına hırsızlar arasında
Rastladım, ki boğuldum utanca,
Şeref vermez onlar sana da.
Çırpıyorsun kanatlarını üzerinde karanın ve denizin
Cehennemin bile her yerine yayılmış ismin!
Senin beş vatandaşına hırsızlar arasında
Rastladım, ki boğuldum utanca,
Şeref vermez onlar sana da.
“Ah Agnello, nasıl değiştin!” diye haykırdı beheri,
“Bak, ne birsin şimdi ne de ikili!”
“Bak, ne birsin şimdi ne de ikili!”
Altı ayaklı bir yılan aniden çıkıp karşısına,
Sıçradı birinin üzerine ve tutundu ona tamamıyla
Sarıldı göbeğine ortadaki ayaklarıyla,
Öndekilerle kavradı kollarını da,
Sonra geçirdi dişlerini iki yanağına;
Uzattı arka ayaklarını kalçadan uylukiara,
Ve kuyruğunu sokup iki bacağın arasına,
Dikleştirdi sonra adamın sırtı boyunca.
Hiçbir sarmaşık sarılmamıştır bir ağaca asla,
Sıçradı birinin üzerine ve tutundu ona tamamıyla
Sarıldı göbeğine ortadaki ayaklarıyla,
Öndekilerle kavradı kollarını da,
Sonra geçirdi dişlerini iki yanağına;
Uzattı arka ayaklarını kalçadan uylukiara,
Ve kuyruğunu sokup iki bacağın arasına,
Dikleştirdi sonra adamın sırtı boyunca.
Hiçbir sarmaşık sarılmamıştır bir ağaca asla,
Şimdi bırakman gerekiyor tembelliği bir kenara!"
Dedi Üstadım bana, "Kimse kavuşamaz şana,
Oturarak kuştüyünde, yatarak yorgan altında;
Buna kavuşmadan hayatını harcayan ise,
İz bırakabilir ancak yeryüzünde,
Dedi Üstadım bana, "Kimse kavuşamaz şana,
Oturarak kuştüyünde, yatarak yorgan altında;
Buna kavuşmadan hayatını harcayan ise,
İz bırakabilir ancak yeryüzünde,
Sonra hitap ettiler bana: "Ey Toskanalı,
Ziyaret eden zavallı riyakârların içtimasını,
Hor görme de söyle bize kim olduğunu.
Ziyaret eden zavallı riyakârların içtimasını,
Hor görme de söyle bize kim olduğunu.
Boğazındaki çarpıntıdan belli beriki canlı olmalı
Ve şayet ölülerse nedir imtiyazları,
Ağır cüppe kuşanmadan yürüyorlar burayı?
Ve şayet ölülerse nedir imtiyazları,
Ağır cüppe kuşanmadan yürüyorlar burayı?
Sen de diğerleri kadar budala mısın hâlâ?
Merhamet tamamıyla solduğunda asıl yaşar burada:
İlahi Hükmü hisleriyle yargılamaya,
Kalkışan birinden daha günahkârı olabilir mi zira?
Merhamet tamamıyla solduğunda asıl yaşar burada:
İlahi Hükmü hisleriyle yargılamaya,
Kalkışan birinden daha günahkârı olabilir mi zira?
Ey Ezelsiz ve Ebetsiz Hikmet,
Ne müthiş marifetin Yeryüzü, Cehennem, Cennet,
Senin yankından ibaret, ne adil sendeki kuvvet!
Ne müthiş marifetin Yeryüzü, Cehennem, Cennet,
Senin yankından ibaret, ne adil sendeki kuvvet!
“Bu çehreden eksik kalmadım daha önce?”
Durdurdum adımlarımı böylece, tanıyayım diye.
Durdurdum adımlarımı böylece, tanıyayım diye.
“Boynuzlu zebaniler gördüm büyük kırbaçlarıyla,
Vuruyorlardı arkalarından ruhlara gaddarca.
Ah, nasıl da ayağını yerden kesiyordu daha ilk darbe!
Hiçbir günahkâr beklemiyordu kesinlikle,
İkinci ya da üçüncü insin diye.”
Vuruyorlardı arkalarından ruhlara gaddarca.
Ah, nasıl da ayağını yerden kesiyordu daha ilk darbe!
Hiçbir günahkâr beklemiyordu kesinlikle,
İkinci ya da üçüncü insin diye.”
“Yüzü, dürüst bir insanın yüzü gibiydi,
Çok merhametli görünüyordu bakınca çehresi,
Ama bir yılanın vücuduydu gövdesi.”
Çok merhametli görünüyordu bakınca çehresi,
Ama bir yılanın vücuduydu gövdesi.”
“Ey okur, yemin Komedya’ma,
Ki uzun bir ömür dilemekteyim mısralarına…”
Ki uzun bir ömür dilemekteyim mısralarına…”
Söyle, nezaket ve cesaret mukim mi yine,
Adet olduğu gibi şehrimizde,
Yahut yitip gittiler mi bütünüyle?
Adet olduğu gibi şehrimizde,
Yahut yitip gittiler mi bütünüyle?