“Tüm yollar eninde sonunda aynı yere varır sevgili Gladys.”
“Neresiymiş orası?”
“Hayal kırıklığı.”
“Neresiymiş orası?”
“Hayal kırıklığı.”
“Derler ki kadınlar kulaklarıyla, erkekler gözleriyle severmiş.”
Şeylere gerçeklik kazandıran şey onlar hakkında konuşulmasıdır.
Bastırmaya çabaladığımız her güdümüz, zihnimizde yuvalanan bir yılan gibi bizi zehirliyor.
-Tüm yollar eninde sonunda aynı yere varır sevgili Gladys.
-Neresiymiş orası?
-Hayal kırıklığı.
-Neresiymiş orası?
-Hayal kırıklığı.
Bir kadın yeniden evleniyorsa, eski kocasından nefret ettiği içindir. Bir erkek yeniden evleniyorsa, eski karısına hala aşık olduğu içindir. Kadınlar mutlu olma ihtimali için şanslarını denerler, erkeklerse mutlu olma ihtimali için risk alırlar.
Kim bilir, belki de insan rol yapması gerektiğinde her zamankinden daha sakin görünüyordu.
Başkalarına vaaz vermeye soyunan herkes öncelikle böyle bir niyetinin olmadığını söyleyerek işe başlar.
Aşkın sanatını mahvettiğini söylüyorsan, aşka dair hiçbir şey bilmiyorsun demektir.
İnsan bazen para dışında başka bedeller ödemek zorunda kalıyor", dedi Basil.
"Neymiş o bedeller Basil?"
"Pişmanlık, acı çekmek... ya da aşağılandığının farkında olmak gibi mesela.
"Neymiş o bedeller Basil?"
"Pişmanlık, acı çekmek... ya da aşağılandığının farkında olmak gibi mesela.
Bir insanın kişiliğini bozmak istiyorsan onu düzeltmeye çalış.
İnsan ne zaman aptalca bir şey yapsa, bunu mutlaka ulvi bir takım amaçlar uğruna yapar zaten.
Ruh ve beden, beden ve ruh; ne büyük gizemdi. Ruhumuzun hayvani, bedenimizinse ruhani bir tarafı vardı. Duyularımız keskinleşirken zihnimiz körelebiliyordu. Bedensel dürtülerin nerede ölüp ruhani dürtülerin nerede başladığını kim bilebilirdi ki?
İnsanlar en çok kendilerine lazım olan şeyleri başkalarına vermeye pek meraklıdır
İnsanoğlu kendini fazla ciddiye alıyor. İnsanlık tarihinde işlenen ilk günah budur. Mağara insanı gülmeyi bilseydi, tarih çok daha farklı gelişirdi.
Bence dünya tarihinde iki önemli dönem var. İlki sanatta yeni bir ifade biçiminin ortaya çıkışı, ikincisiyse yine sanat için yeni bir kişiliğin ortaya çıkışı.
Benim hiç aptal düşmanım yoktur mesela. Hepsi belli bir entelektüel derinliğe sahip insanlardır, bu yüzden de hepsi beni takdir eder. Bu kibir mi sence? Sanırım epey kibirliyim.
Gülmek bir dostluğu başlatmak için hiç fena bir yol değildir ama bir dostluğu sona erdirmenin de kesinlikle en iyi yoludur.
Ne varki herhangi bir din yada düzeni resmen benimseyerek zihinsel gelişimini kısıtlamak yanlışını hiçbir zaman yapmadı.
Düşünsel hayat için tutarlılık neyse, duygusal hayat için de sadakat odur. Yani en basit terimiyle başarısızlığın itirafıdır. Sadakat! Bu kavramı bir ara tahlil etmeliyim; onun içinde mülkiyet tutkusu da var zaten...