‘’Saklamaya çalışma, nafile. Sevda, çocuk gözlerinden uyku gibi akıyor.’’
‘’Ama ben her şeye rağmen, insanların gönüllerini kiraya çıkardığı bu çağda bir gönülün bir gönüle yeteceğine inanıyorum.’
‘’Belki bir gün kalbimi yormayan birine denk gelirim diye yaşıyorum.’’
Daha o gün anlamıştım Feride; ben ömrümce seninle sınanacaktım.
Çünkü insan daima en sevdiğiyle sınanır..
Çünkü insan daima en sevdiğiyle sınanır..
İçimde sönük bir ümit yok değildi. Çok güzel bulduğumuz için, hiçbir zaman elimize geçmeyecek sandığımız şeylere karşı duyulan o ümitsiz ümit.
Kâmran ben sadece senden değil, senin olduğun yerlerden de nefret ediyorum.
Zavallı küçük; ben sana asıl niçin acıyorum biliyor musun? Bir derde uğradığın vakit, asıl teselli edilecek kendin olduğunu unutuyor, başkalarını teselliye başlıyorsun.
Sevecek bir hakiki insan bulanlara şaşmak lazım... Çünkü onun bir hayalini bile bulmak o kadar güç, o kadar güç ki...
Kâmran, ben seni sevmesini, senden ayrıldıktan sonra öğrendim.
Evet, ne söyledim, ne yazdımsa hep senin içindi.
Kitabı okudu
Kitabı okudu
İnsan, yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanırmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar, her birinin gönlümüzden kopup ayrılması, bir ayrı sızı uyandırırmış. Bunu yazan şair ne kadar haklıymış!
O vakit, sadece gözlerim ağlamıştı. Bu gece gönlüm ağlıyor.
İnsan, birini sevmek felaketine uğradı mı, esir gibi bir şey oluyor.
Sen hakikaten şaşılacak bir mahluksun, canavar gibi bir şeysin.
Ben dün akşam mühim bir karar verdim.
- Neye?
- Yaşamaya.
- Bu ne demek?
- Gayet sade, kendimi öldürmemeye.
- Neye?
- Yaşamaya.
- Bu ne demek?
- Gayet sade, kendimi öldürmemeye.