Hayatın satranç tahtası olduğuna inandırmıştınız beni sonra at olduğumu farzetmiştik. Güzel... Ve daha ilk dakikalarda sadece L çizebileceğimi, kafama göre hareket edemeyeceğimi söyleyip kısıtladınız. Tabi buna dayanamadım.
Romanı roman yapan, kişilerin gizli duygu ve düşüncelerini de ele alabilmesidir.
Tiryakinin müptelası olduğu şeyi bırakması için onu görmemesi ve ihtiyacı olmaması gerekiyor, ona karşı alternatifler sunması gerekiyor. İşi sadece beyinde çözme meselesi değil. İstediğin kadar sigarayı bıraktığına inandır beynini, parmaklarındaki o boşluğu dolduramadıktan sonra refaha eremezsin. Ben erdim. Seninle tüm vaktim doluydu, aşk ötesiydi, muhteşem ve gereksizdi geride kalanlar, durmadan ertelenen ölümdü ...
insanların içindeki yok olma korkusu, ölüme karşı taştan duvarlar örüyor ...