Hıristiyanlar gizli, açık, özel istek ve amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak ve devletin bir an önce çökmesi için çalışıyorlar.
Doğu illerinde yerleşik bütün halkın dini ve siyasi haklarının serbestçe kullanılmasını sağlayacak meşru yollara başvurmak; söz konusu illerdeki İslam halkının tarihsel ve ulusal haklarını, gerektiğinde, uygarlık dünyası karşısında savunmak; Doğu illerinde yapılan zulüm ve cinayetlerin sebepleri ile bunları gerçekleştirenler ve sebep olanlar hakkında tarafsız soruşturma yapılarak suçluların hızla cezalandırılmalarımı istemek; yerli halk ve azınlıklar arasındaki anlaşmazlığın giderilmesine ve eskisi gibi iyi ilişkilerin sağlamlaştırılmasına gayret etmek; savaş durumunun Doğu illerinde doğurduğu yıkım ve sefalete, hükümet katında yapılacak girişimlerle, olabildiğince çare aramaktan ibaretti.
...bağımsızlığı için ölümü göze alan ulus, insanlık onur ve yüceliği-nin gereği olan bütün özveriyi yapmakla teselli bulur ve hiç kuşkusuz tutsaklık zincirini kendi eliyle boynuna geçiren miskin, onursuz bir ulusa göre dost ve düşman gözündeki yeri bambaşka olur
Osmanlı hanedan ve saltanatının devam ettirilmesine çalışmak, elbet te, Türk ulusuna karşı en büyük kötülüğü yapmaktı. Çünkü ulus her türlü özveriyi göstererek bağımsızlığını sağlasa da, saltanat devam ettiği sürece, bu bağımsızlığa kazanılmış gözüyle bakılamazdı.
Türk ata yurduna ve Türk'ün bağımsızlığına saldıranlar kimler olursa olsun, onlara bütün ulusça silahla karşı koymak ve onlarla savaşmak gerekiyordu...
Ben ulusun vicdanında ve geleceğinde sezdiğim büyük gelişme yeteneğini, bir ulusal sır gibi vicdanımda taşıyarak, yavaş yavaş bütün toplumumuza uygulatmak zorundaydım
Ordunun elinden silahları, cephanesi alınmış ve alınmakta . . .
Düşman devletler, Osmanlı devlet ve ülkesine maddi ve manevi olarak saldır mışlar, yok etmeye ve parçalamaya karar vermişler. Padişah ve halife olan kişi, hayat ve rahatını kurtarabilecek çareden başka bir şey düşünmüyor. Hükümeti de aynı durumda.
Ulus ve ordu, padişah ve halifenin ihanetinden baberli olmadığı gibi, o makama ve o makamda bulunana karşı, yüzyılların kökleştirdiği dinsel ve geleneksel bağlarla içten gelerek boyun eğmekte ve sadık.
Efendiler, bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da ulusal egemenliğe dayanan, kayıtsız şartsız bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak!
Temel ilke, Türk ulusunun onurlu ve şerefli bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu ilke ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık dünyası karşısında uşak olmak konumundan daha yüksek bir muameleye layık olamaz.
Türk ata yurduna ve Türk'ün bağımsızlığına saldıranlar kimler olursa olsun, onlara bütün ulusça silahla karşı koymak ve onlarla savaşmak gerekiyordu.
Başarı için pratik ve güvenli yol, her evreyi zamanı geldikçe, uygulamaktı. Ulusun gelişmesi ve yükselmesi için kurtuluş yolu buydu. Ben de bu yolda yürüdüm.
Sivas kongresi
1. Vatanın bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir.
2. İstanbul hükümeti üstlendiği sorumluluğun gereklerini yerine getirememek tedir. Bu durum, ulusumuzu yok olmuş gibi göstermektedir.
3. Ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.
4. Ulusun içinde bulunduğu durum ve koşulların gereğini yerine getirmek ve haklarını gür sesle dünyaya duyurmak için her türlü etki ve denetimden uzak bir ulusal heyetin varlığı zorunludur .
5. Anadolu'nun her bakımdan en güvenli yeri olan Sivas'ta ulusal bir kongre nin hızla toplanması kararlaştınlmıştır .
1. Vatanın bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir.
2. İstanbul hükümeti üstlendiği sorumluluğun gereklerini yerine getirememek tedir. Bu durum, ulusumuzu yok olmuş gibi göstermektedir.
3. Ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.
4. Ulusun içinde bulunduğu durum ve koşulların gereğini yerine getirmek ve haklarını gür sesle dünyaya duyurmak için her türlü etki ve denetimden uzak bir ulusal heyetin varlığı zorunludur .
5. Anadolu'nun her bakımdan en güvenli yeri olan Sivas'ta ulusal bir kongre nin hızla toplanması kararlaştınlmıştır .
Ülke bütünlüğümüzün korunması için, ulusal coşkunun daha canlı olarak gösterilmesi ve devam ettirilmesi gerekmektedir.
Artık İstanbul Anadolu'ya egemen değil, bağlı olmak zorundadır.
Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu grup, Dünya Savaşı'nda yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, ağır şartları olan bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Dünya Savaşı'nın uzun yılları boyunca ulus yorgun ve fakir bir durumda. Ulusu ve ülkeyi Dünya Savaşı'na sokanlar, kendi hayatlarının derdine düşerek, ülkeden kaçmışlar. Saltanat ve hilafet makamında bulunan Vahdettin soysuzlaşmış, kendini ve yalnızca tahtını güvenceye alabileceği alçakça önlemler araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükümet zavallı, beceriksiz, onursuz ve korkak; yalnızca padişahın buyruğuna bağlı ve onunla beraber kendilerini koruyabilecek herhangi bir duruma razı.
Türk'ün onuru, gururu ve yeteneği çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus tutsak yaşamaktansa yok olsun daha iyidir!..
O halde, ya bağımsızlık ya ölüm!
O halde, ya bağımsızlık ya ölüm!
Allah ulusal konularda aldatanları kahretsin. Fakat, çok yazık aldanmış olanlara.
Yemek sırasında, "Yarın cumhuriyet ilan edeceğiz!" dedim. Hazır bulunan arkadaşlar derhal düşünceme katıldılar.