O halde uykuya verilen emek, yalnızca düşüncemizin değil, sırlanmızın da kuvvetini azaltır...
Her şeyin neyi temsil ettiğini düşünmeden bu
her şeyden yüz çevirmek.
her şeyden yüz çevirmek.
Eğer düşüncede öldürdüklerimiz hakikaten yok olsalardı, yeryüzünde kimse kalmazdı.
şimdi de sersemlemiş bir halde, budalalarla aynı düzeyde ve onlar kadar boşum.
Her yürek ancak belli miktarda acıya göre yoğurulmuştur.
Hangi günahı işledin de doğdun? Hangi suçu işledin de varsın? Acın da kaderin gibi sebepsiz.
Tabiatta bütün varlıkların kendi yerleri
varken, insan, metafizik olarak başıboş dolaşan, Hayat'ın içinde kaybolmuş. Yaratılış içinde tuhaf kaçan bir yaratık olmayı
varken, insan, metafizik olarak başıboş dolaşan, Hayat'ın içinde kaybolmuş. Yaratılış içinde tuhaf kaçan bir yaratık olmayı
Eğer etrafımızda sürünen sonsuz sayıdaki can çekişmeyi, birer gizli ölüm olan bütün hayatları sevip anlayabilseydik, acı çeken varlık sayısında kalp gerekirdi bize.
insanın var olduğu, ne ise o olduğu ve başka türlü olmayacağı...
Hayatla dolup taştığı için, Şeytan'ın hiçbir sunağı yoktur: İnsan kendini Şeytanda çok fazla bulduğu için O'na tapamaz; ondan bilerek nefret eder.
Bazen bir şey içinde kendimizi unutmayı başarırız; ama dünya içinde kendimizi nasıl unutabiliriz? Bu olanaksızlık o acının tanımıdır. Bu acının yakaladığı kimse hiçbir zaman iyileşmeyecektir,
Zihnin icat ettikleri, bir dizi yeni nitelemeden ibarettir; unsurları yeniden adlandırır yada yegâne ve değişmez bir acı için daha az aşınmış sifatlar arar.
Şeytana doğru mu döneceğiz? Fakat ona dua etmeyi beceremezdik: Ona tapınak, içedönük bir biçimde dua etmek, kendimize dua etmek olurdu.
Dünya yalnızlığımızı bozmuştur; ötekilerin üzerimizde bıraktığı izler silinmez bir hale gelir.
Hiçlik karşısında her kelimeyle bir zafer kazansak bile, onun zorbalığına daha da fazla maruz kalmamıza yol açar bu.