İlim, kalpte tevazu meydana getirmiyorsa, o ilim değildir.
Gazali ayrıca bilginin alışkanlığa dönüşme riskine dikkat çeker. İnsan bir süre sonra bildiklerini tekrar etmeye başlar, ama artık onlarla temas etmez.
Gazali'ye göre bilgi, hangi amaçla talep edildiğine göre değer kazanır ya da kaybeder. Gösteriş için öğrenilen bilgi, insanı başkalarının gözünde büyütür; ama kendi gözünde küçültür. Tartışmak, üstün gelmek, itibar kazanmak için edinilen bilgi, insanı hakikatten uzaklaştırır. Bu yüzden Gazali, bilginin kendisinden önce niyetin temizlenmesi gerektiğini söyler ve bunu açıkça ifade eder:
"İlim, Allah için talep edilmezse, sahibini ateșe sürükler.
"İlim, Allah için talep edilmezse, sahibini ateșe sürükler.
Bilgi, niyetle birleşmediğinde yönünü kaybeder.
İlmini artırıp da hidayeti artmayan kimse, Allah'tan ancak uzaklaşır.
Gazali'nin dikkat çektiği bir diğer nokta, bilginin insanı kendisiyle yüzleştirmemesi ihtimalidir.
Bazı bilgiler, insanı dış dünyaya açar; ama iç dünyasını karanlıkta bırakır.
İlim, amel edilmediği takdirde sahibinin aleyhine delil olur.
İnsan, bildiklerinin gereğini yerine getirmediğinde, bilgisizliğinden daha ağır bir yük taşır.
Gazali, bilgiyi bir sorumluluk olarak görür. Bilgi arttıkça hesap da artar.
Gazali için bilmek, yaşanmadığı sürece eksik kalır. İnsan bildiğini yapmadığında, bilgi onu kurtarmak yerine aleyhine delil olur.
Gazali bu durumu çok sert bir dille uyarır:
"Kendini başkalarından üstün gören kimse, ilmiyle aldanmıştır.
"Kendini başkalarından üstün gören kimse, ilmiyle aldanmıştır.
Bu güven, çoğu zaman fark edilmeden kibre dönüşür. Bilgi arttıkça insanın kendini yeterli görme ihtimali de artar. Bu noktada bilgi, insanı hakikate yaklaştırmak yerine ondan uzaklaştırabilir. Çünkü bilgi, insanın nefsini besleyen bir araca dönüşür.
İnsan bir şeyleri bildiğini düşündüğünde, artık sorgulama ihtiyacı azalır.
Gazali'ye göre bilginin temel tehlikesi, insana güven duygusu vermesidir.
Nice ilim sahipleri vardır ki ilimleri kendilerine fayda vermemiştir.
Bilgi, insanı ya yükseltir ya da ağırlaştırır; üçüncü bir yol yoktur.
Gazali'nin bütün uyarıları bu yüzden uyanıklık üzerinedir. Çünkü ona göre insanı kurtaran bilgi değil; bilgiyle uyanık kalabilmektir.
İnsanı düşüren şey günah değil, gaflettir; çünkü günah fark edildiğinde tövbe mümkündür, ama gaflette farkındalık yoktur.
Çünkü asıl kayıp, toprağın altındaki değil; farkında olmadan yaşayanlardadır.