Benim, bu iki kolorduya doğrudan doğruya emir ve komuta vermekten daha ileri bir yetkim vardı ki, müfettişlik bölgesine yakın olan askerî birliklere de ilan yapabilecektim. Aynı şekilde bölgemde bulunan ve bölgeme komşu olan illere de ilanda bulunabilecektim.
Samsun ve çevresindeki asayişsizliği yerinde görüp önlem almak için Samsun'a kadar gitmek"ti.
Farkında olmadığı halde başsız kalmış olan ulus, karanlıklar ve belirsizlikler içinde olup bitecekleri beklemekte. Felaketin dehşet ve ağırlığını kavramaya başlayanlar, bulundukları çevre ve algıladıkları etkilere göre kurtuluş çaresi gördükleri önlemlere başvurmakta...
Padişah ve halife olan kişi, hayat ve rahatını kurtarabilecek çareden başka bir şey düşünmüyor. Hükümet de aynı durumda. Farkında olmadığı halde başsız kalmış olan ulus, karanlıklar ve belirsizlikler içinde olup bitecekleri beklemekte.
Diğeri, merkezi Erzurum’da bulunan 15. Kolordu idi. Komutanı Kâzım Karabekir Paşa’ydı.
Ateşkes anlaşması ilan edilir edilmez, askeri birliklerin savaşçı erleri terhis olunmuş, silah ve cephanesi elinden alınmış, savaşma yeteneğinden yoksun birtakım kadrolar haline getirilmişti.
3. Ordu Müfettişliği ki, müfettişi ben idim; karargâhımla Samsun’a çıkmış bulunuyordum. Doğrudan doğruya emrim altında olmak üzere iki kolordu vardı.
Karadeniz'e kıyı olan bölgelerde de bir Rum Pontus hükümeti kurulacağı korkusu vardı .Müslüman halkı Rumların boyunduruğu altında bırakmayıp , var olma ve yaşama haklarını koruma amacıyla, Trabzon'da da bazı kişiler ayrıca bir cemiyet kurmuşlardı.
Merkezi İstanbul'da olan Trabzon ve Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti'nin amacı ve siyasal yönelimi , adından da anlaşılmaktadır . Her halde merkezden ayrılmak amacını güdüyor
Merkezi İstanbul'da olan Trabzon ve Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti'nin amacı ve siyasal yönelimi , adından da anlaşılmaktadır . Her halde merkezden ayrılmak amacını güdüyor
Kurulmaya başlayan bu cemiyetlerden başka , ülke içinde daha birtakım girişimler ve kuruluşlar da ortaya çıkmıştır. Bunlar arasında Diyarbakır , Bitlis ,Elazığ illerinde , İstanbul'dan yönetilen Kürt Teali Cemiyeti vardı . Bu cemiyetin amacı , yabancı koruması altında bir Kürt devleti oluşturmaktır .
Konya ve çevresinde İstanbul'dan yönetilen Teali - i İslam Cemiyeti kurulmaya çalışıyordu . Ülkenin hemen her tarafında Hürriyet ve İtilaf, Sulh ve Selamet cemiyetleri de vardı .
Konya ve çevresinde İstanbul'dan yönetilen Teali - i İslam Cemiyeti kurulmaya çalışıyordu . Ülkenin hemen her tarafında Hürriyet ve İtilaf, Sulh ve Selamet cemiyetleri de vardı .
İstanbul'da , türlü amaçlarla , gizli ve açık olmak üzere kurulmuş parti veya cemiyet adı altında birtakım kuruluşlar vardı .
B. İstanbul'da önemli sayılacak girişimlerden biri İngiliz Muhipler Cemiyeti'ydi . Bu isimden , İngilizlere dost olanların oluşturduğu bir cemiyet anlaşılmasın ! Bence ,bu cemiyeti kuranlar , kendilerini ve kişisel çıkarlarını gözetenler ve kendi çıkarlarının korunma çaresini , Loyd corc (Lloyd George ) hükümeti aracılığıyla İngiliz korumasını sağlamakta arayanlardır .
B. İstanbul'da önemli sayılacak girişimlerden biri İngiliz Muhipler Cemiyeti'ydi . Bu isimden , İngilizlere dost olanların oluşturduğu bir cemiyet anlaşılmasın ! Bence ,bu cemiyeti kuranlar , kendilerini ve kişisel çıkarlarını gözetenler ve kendi çıkarlarının korunma çaresini , Loyd corc (Lloyd George ) hükümeti aracılığıyla İngiliz korumasını sağlamakta arayanlardır .
Erzurum şubesi, Doğu illerinde Türk'ün haklarını korumakla beraber, zorunlu Ermeni göçü sırasında yapılan kötü davranışlarda halkın kesinlikle ilgisi bulunmadığını, Ermeni mallarının Rus işgaline kadar korunduğunu, buna karşılık Müslümanların pek acımasızca hareketlerle karşılaştığını ve hatta buyruğa aykırı olarak zorunlu göçten alıkonulan bazı Ermenilerin kendilerini koruyanlara karşı reva gördükleri kötülükleri, sağlam belgelerle uygarlık dünyasında duyurmaya ve Doğu illerine yöneltilen hırslı bakışları hükümsüz bırakmak için çalışmaya karar veriyor.
İzmir'in işgal edileceğine dair Mayıs'ın on üçünden beri açık belirtiler gören İzmir'deki bazı genç yurtseverler , ayın 14/15'inci gecesi , bu acı durum hakkında fikir alışverişinde bulunmuşlar ve oldubittiye getirildiğinde kuşku kalmayan Yunan işgalinin ilhakla sonuçlanmasına engel olmak esasında birleşerek Redd-i İlhak ilkesini ortaya atmışlardır .
Trakya-Paşaeli Cemiyeti'nin liderlerinden bazılarıyla daha İstanbul'dayken görüşmüştüm . Osmanlı Devleti'nin yok olmasını çok kuvvetli bir ihtimal olarak görüyorlardı . Osmanlı vatanının parçalanacağı tehlikesi karşısında Trakya'yı mümkün olursa Batı Trakya'yı da ekleyerek, bir bütün olarak İslam ve Türk topluluğu halinde kurtarmayı düşünüyorlardı .
Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa - i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti'nin kuruluş amacı da Doğu illerinde yerleşik bütün halkın dini ve siyasi haklarının serbestçe kullanılmasını sağlayacak meşru yollara başvurmak ; söz konusu illerdeki İslam halkının tarihsel ve ulusal haklarını , gerektiğinde , uygarlık dünyası karşısında savunmak ;
Trabzon, Samsun ve bütün Karadeniz sahillerinde oluşturulmuş ve İstanbul'daki merkeze bağlı Pontus Cemiyeti kolaylıkla ve başarıyla çalışıyor.
Durumun dehşet ve korkunçluğu karşısında , her yerde , her bölgede bir takım kişiler tarafından bu duruma karşı kurtuluş çareleri düşünülmeye başlanmıştı. Bu düşünceyle yapılan girişimler , birtakım kuruluşlar doğurdu .
Sine-i Millet
Bendeniz ne Fransızların ve ne de herhangi bir yabancı devletin sahip çıkmasına tenezzül eden kişilerden değilim. Benim için en büyük korunma yeri ve yardım kaynağı ulusumun bağrıdır.
Bendeniz ne Fransızların ve ne de herhangi bir yabancı devletin sahip çıkmasına tenezzül eden kişilerden değilim. Benim için en büyük korunma yeri ve yardım kaynağı ulusumun bağrıdır.
Ulusa anlattım ki, bütün Müslümanları kapsayan bir devlet kurma göreviyle yükümlü olduğu sanılan bir halifenin görevini yapabilmesi için Türkiye Devleti ve onun bir avuç nüfusu, halifenin emrine bağımlı tutulamaz. Ulus bunu kabul edemez! Türkiye halkı, bu kadar büyük bir sorumluluğu, bu kadar mantıksız bir görevi üstlenemez.
Ulusumuz yüzyıllarca bu boş görüşten hareket ettirildi. Fakat ne oldu?! Her gittiği yerde milyonlarca insan bıraktı. Yemen çöllerinde kavrulup yok olan Anadolu evlatlarının sayısını biliyor musunuz? Suriye'yi, Irak'ı korumak için, Mısır'da barınabilmek için, Afrika'da tutunabilmek için ne kadar insan yok oldu, bunu biliyor musunuz?! Ve sonuç ne oldu görüyor musunuz?!
Ulusumuz yüzyıllarca bu boş görüşten hareket ettirildi. Fakat ne oldu?! Her gittiği yerde milyonlarca insan bıraktı. Yemen çöllerinde kavrulup yok olan Anadolu evlatlarının sayısını biliyor musunuz? Suriye'yi, Irak'ı korumak için, Mısır'da barınabilmek için, Afrika'da tutunabilmek için ne kadar insan yok oldu, bunu biliyor musunuz?! Ve sonuç ne oldu görüyor musunuz?!
Yeni Türkiye'nin ve yeni Türkiye halkının artık, kendi yaşam ve mutluluğundan başka düşünecek bir şeyi yoktur... Başkalarına verecek bir parçası kalmamıştır!