“Şu anda sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim.”
Bir insanı tanımak için onun nelerden sıkıldığını bilmek gerekir.
— Tutunamayanlardan mısın?
— Hayır, henüz değilim.
Ama çalışıyorum.
— Tutunamayanlardan mısın?
— Hayır, henüz değilim.
Ama çalışıyorum.
Adı: Olric
“Yaşasın papatyalar; canım papatyalar. Seviyorum sizleri.”
“Yaşasın papatyalar; canım papatyalar. Seviyorum sizleri.”
“Belki hepimiz bir yüz takınıp başka bir oyun oynuyoruz.”
“Ben senin bilinçaltı karanlıklarına ittiğin ve gerçekleşmesinden korktuğun kirli arzuların; ben senin bilinçaltı ormanlarının Tarzanı!”
“Birlikte tutunamayalım.”
Selim’e, ben de varım Selim, ben de varım, diyememek acı geliyor.
Beni de al Selim; ölümden, unutulmaktan öteye götür.
Birlikte tutunamayalım.
Selim’e, ben de varım Selim, ben de varım, diyememek acı geliyor.
Beni de al Selim; ölümden, unutulmaktan öteye götür.
Birlikte tutunamayalım.
“İnsanlara çok önem veriyordum aslında.
Benim için ne düşünecekler diye içim titriyordu.”
Benim için ne düşünecekler diye içim titriyordu.”
“İnsanlara, ancak benim yanımda oldukları zaman güveniyordum.”
“Çocukluğumu hatırlıyorum: yaşamadığım çocukluğumu.”
“Sınıf birincisi olduğum halde, sınıfın en aptal çocuğu olduğuma oy birliği ile karar verilmişti.
İşin kötüsü, ben de bu karara katılıyordum.”
İşin kötüsü, ben de bu karara katılıyordum.”
“Kafka'nın korkusu gibi değil; insanın evrendeki hiçliğiyle ilgili bir korku değil.
Anlamsız bir korku.
Zavallı bir böceğin vücudunda duyduğu ve anlamını bilmediği bir korku.”
Anlamsız bir korku.
Zavallı bir böceğin vücudunda duyduğu ve anlamını bilmediği bir korku.”
“Ben de kendimi anlamadım: bütün hayatım boyunca normal bir adam olmaya çalıştım.”
“Selim öldü,” dedi.
“Kendini öldürdü.”
“Kim bilir nasıl canın yanmıştır
Selim dost, gerçek dost.”
“Kendini öldürdü.”
“Kim bilir nasıl canın yanmıştır
Selim dost, gerçek dost.”
“Küçük burjuvanın pazar ayini esas itibariyle üç kısma ayrılır: ‘Pazar Gazetesi’, ‘Büyük Kahvaltı’ ve ‘Akşamüstü Kime Gidelim’ sıkıntısı.”
“Ben, en acıklı anda bile güldürücü sözler bulabilen bir insanım.
Kendime acımam yoktur.”
Kendime acımam yoktur.”
“Canım Selim; hep oynayabilseydik bu oyunları.
Biraz olsun dinlenseydin arada.
Durmak bilmeyen kafanı rahat bırakıp kuvvet toplasaydın biraz. Kim dayanabilmiş ki sürekli?”
Biraz olsun dinlenseydin arada.
Durmak bilmeyen kafanı rahat bırakıp kuvvet toplasaydın biraz. Kim dayanabilmiş ki sürekli?”
“Onların yüzünü takınıyorum.
Belki hepimiz bir yüz takınıp başka bir oyun oynuyoruz.”
Belki hepimiz bir yüz takınıp başka bir oyun oynuyoruz.”
“Hayat, düşünceleri tutan bir hapishanedir.
İnsan, can sıkıcı bir saç demetidir, ben de akılsız bir robotum.”
İnsan, can sıkıcı bir saç demetidir, ben de akılsız bir robotum.”
“Selim olsa, sabaha kadar uyumaz, düşünür dururdu.
Ben olsam yatardım.”
Ben olsam yatardım.”
“Ben de kaçamak yapıyorum şimdi: karımdan gizli, Selim’i düşünüyorum.”