Ah, ne güzel bir vücut. Omuzlarımın, kaslarımın kavisleri. Evet, evet. Şükürler olsun sana Tanrım, beni yakışıklı yarattığın için.
Nasıl etin doğasında son bulmak varsa, ölümlü zihinlerin doğasında da ıstırap çekmek vardır. Zekâ ne kadar yüksekse ıstırap çekme ihtimali o kadar büyüktür.
“Ölmek istemiyorlar. O kadar basit. Çoğu korkuyor ölümden.”
“Erişilemeze erişmeyi hayal etmek, asilce bir davranış bence.”
“Çevrelerinde ölümü görüyorlar. Diğer canlıların, ebeveynlerin ve sevgililerin yaşlanışını görüyorlar. Tenlerin kuruyup kırışmasını görüyorlar. Hareket kabiliyetlerinin yavaş yavaş azalışını, duyma ve görmeyi yitirişi, iç organların iflasını, hastalıkları görüyorlar.”
“Evet, tuhaf doğrusu,” dedi. “Ölümsüzlük istemeleri. Üstelik ölümsüzlüğün ebedî işkence ve muazzam ıstırap olabileceğini biliyorlar.” “Ama zıddını gayet iyi anlıyorlar,”
“Erişebilecekleri şey için çabalıyorlar,” dedim. “Ayrıca erişemeyecekleri şey için de çabalıyorlar. Çoğu ölümsüzlük özlemi çekiyor. Ebediyetin anlamını bilmemelerine rağmen ebediyen yaşamak istiyorlar.”
Hiçbir şey sürmüyor, kalıcı olmuyordu. Canlı yaratıklar, zihin sahibi yaratıklar en geçicileriydi. Gelip gittiler, gelip gittiler, her biri bir nefes kısalığında milyar kere milyar yaşam son buldu.
Zaman kere zamandan beri bu anı bekliyordum. Evet, gelecek geliyor.
Açıkçası sizin zekâ düzeyinizde biriyle konuşmak benim için büyük şeref ve zevk kaynağı. Umarım siz de aynını hissediyorsunuzdur.
Geleceğin belirsizliklerle yüklü bir siliklik olmasına rağmen, şimdinin geleceğe doğru bodoslama koşturuşu kolayca hissediliyordu.
İhtimallerle kavrulan geleceğin ağırlığını hissedebiliyordum. Ama göremiyordum geleceği. Gelecek çok uzaklarda, solgun bir galaksiydi.
E, sen dağ alabiliyorsan ben niye bir tutam yıldız ve galaksi alamayacakmışım? Ne dersin, Yeğenim? Bana birkaç galaksi ve yıldızla eniştene de bir dağ getiremez misin?
Zekâ sahibi canlı maddeler yaratılacak ve her canlının içinde senle bağlantılı ölümsüz bir ruhu olacak. Bir dakika, bir dakika, dedim. Sadece biz ölümsüz olabiliriz. Bir de Boşluk. Âlem-104729’da ölümsüzlük yok.
Her şeyin Yaratıcısı sensin. Yaratımlarının bunu kavraması gerekir. Sen ve sonsuzluklarının biraz farkında olmalılar.