GİDİYORUM’
Çölde bir yolcu gibi yalnızlığım içimde Kavrulup gidiyorum.
Pervasız serçe gibi hep ganimet peşinde Savrulup gidiyorum.
Bir kış güneşi gibi bulutların esiri, Görünüp gidiyorum.
Ne belli bir yerim var, ne de sevdiğim biri, Sürünüp gidiyorum.
Çölde bir yolcu gibi yalnızlığım içimde Kavrulup gidiyorum.
Pervasız serçe gibi hep ganimet peşinde Savrulup gidiyorum.
Bir kış güneşi gibi bulutların esiri, Görünüp gidiyorum.
Ne belli bir yerim var, ne de sevdiğim biri, Sürünüp gidiyorum.
YALNIZLIK‘
Geniş, siyah gölgesi hayatımı kaplayan, Tepemde kanat germiş bir kartaldır yalnızlık. Kalp çarpıntdarıyla günleri hesaplayan
Bir benim, benim olan bir masaldır yalnızlık.
Gordüm yapraklarımın bir bir döküldüğünü, Baharda yaşamanın bilmedim nedir tadı.
Gemi yüzü görmeyen bir limanın hüznünü Kimsesiz gönlüm kadar hiçbir gönül duymadı.
Bir ayna parçasından başka beni kim anlar, Bir mum gibi erirken bu bitmeyen düğünde? Bir kardeş tesellisi verir bana aynalar; Aynalar da olmasa işim ne yer yüzünde?
Geniş, siyah gölgesi hayatımı kaplayan, Tepemde kanat germiş bir kartaldır yalnızlık. Kalp çarpıntdarıyla günleri hesaplayan
Bir benim, benim olan bir masaldır yalnızlık.
Gordüm yapraklarımın bir bir döküldüğünü, Baharda yaşamanın bilmedim nedir tadı.
Gemi yüzü görmeyen bir limanın hüznünü Kimsesiz gönlüm kadar hiçbir gönül duymadı.
Bir ayna parçasından başka beni kim anlar, Bir mum gibi erirken bu bitmeyen düğünde? Bir kardeş tesellisi verir bana aynalar; Aynalar da olmasa işim ne yer yüzünde?