Kusursuzluk, çürümeyi yenmek değil, yaşama ihtimalini tuzlayıp rafa kaldırmaktır.
Kusursuzluk, nabzın durduğu andır çünkü kainatta kaosa direnen tek mutlak nizam mezarlıktır.
Yüzünün yerindeki kazınmış boşluk, namludan çıkan mermiden daha vahşidir. mermi seni öldürür, o fotoğraf ise hiç doğmamış kılar.
Doğa merhamet etmez... Senin medeniyetin, onun dişleri arasında çürüyen paslı bir kemikten ibarettir.
Zaman durmaz, sadece bazıları için donar ve sen o buzun içinde yürüyen tek ateşsin. Dokunduğun her şeyi eritip yok edeceksin.
Kurtarıldığını sanırsın ama aslında Sadece bir sonraki deney için saklanan, henüz sırası gelmemiş bir kobaysındır.
Kutsal olanı yakmak; bazen en büyük ibadettir; eğer o mabet, insanın kibrinden örülmüş bir mezbahaya dönüştüyse.
Kusursuzluk, ölümün en steril halidir; bir yüzün pürüzsüz olması, onun arkasında bir ruh olduğu anlamına gelmez.
İnsanı en çok korkutan şey yok olmak değil; bir kavanozun içinde, üzerine tarihi atılmış bir toz yığınına dönüşüp vitrine konmaktır.
Şu her şeyi yıkar sanırsın ama bazı günahlar o kadar ağırdır ki denizin dibinde bile paslanmadan seni boğmak için bekler.
Karanlığın dili yoktur; orada anlaşılmak için kelimelere değil, birbirine değen ortak yaralara ihtiyaç duyarsın.
Hatırlamak, boş bir elbisenin içinde hayalet aramaktır.
Sessizlik, boşluk demek değildir; o, betonun altında ezilen milyonlarca çığlığın birikmiş basıncıdır ve kulaklarını tıkasan da kemiklerini titretir.
Arafta yürümek, tutunacak hiçbir şeyin, koruyacak hiçbir masumiyetin kalmadığını soğuk rüzgarda fark etmektir.
Evin, ihaneti ilk kez tattığı, o tatlı balın bile damağında zehir gibi kaldı o soğuk odadır, Leke!
Geçmiş sırtında bir kambur değil, namlıya sürülmüş bir mermidir. Ya onu ateşleyip yolunu açarsın ya da ağırlığı altında ezilirsin.
Geçmiş sırtında bir kambur değil, namlıya sürülmüş bir mermidir. Ya onu ateşleyip yolunu açarsın ya da ağırlığı altında ezilirsin.
Evin, ihaneti ilk kez tattığı, o tatlı balın bile damağında zehir gibi kaldı o soğuk odadır, Leke!
Arafta yürümek, tutunacak hiçbir şeyin, koruyacak hiçbir masumiyetin kalmadığını soğuk rüzgarda fark etmektir.